DÜŞ
tevatürün ve de tasvirin sonu olmayan
mahur günlerden geçiyoruz
hayalinle leyli zamanlarda efkâr demler iken
biçare hâlleri tahayyül ederim
‘’ay aydınlığının şavkında
çitleri aştın bahçaya geldin
tül yaşmağını açtın
beliklerinin örgüsünü çözdün
kaküllerin döküldü
bir tutam perçem düştü alnına
boyunca zülüflerin boynuna saçıldı
ak gerdan üstüne’’
güzel ama ne mümkün
sevda bizim topraklarda daima mahcuptur
kolay kolay kendini ele vermez
susmak ve göz kaçırmakla yetinir
ifade etmez aczinde hicap karakterlidir
âşığın ve şairin ve de şiirin itibarsızlığı bundandır
her daim güli gülzâr düşen gül üşür
bülbül ağlar hâlinin hüznü
gülü ruhsara yerleşir gamzen olur
ben bu demlerde hayalinle leyli zamanların efkârını demlerim
***















































