ÖYKÜ
Giriş Tarihi : 24-12-2023 15:17   Güncelleme : 24-12-2023 15:23

Suçlu Kim? / Göher Güler

Yazan: Göher Güler -SUÇLU KİM?

Suçlu Kim? / Göher Güler

SUÇLU KİM?

Alt katta oturan komşu kızı Suna, iş yerinin karşısındaki parkta oturan bir delikanlıyı görür görmez vurulmuş. Delikanlı ona; "Bu dünyada gördüğü en güzel kız olduğunu" söylemiş. Bir iki defa aynı yerde buluşup konuştuktan sonra, bizim kız iyice sevdalanmış delikanlıya...

Bir akşam üstü uğradı bana, ağzı kulaklarındaydı:
- Hayrola Suna, bu ne hal, ne sırıtıp duruyorsun? 
- Ben birine aşık oldum.
- Sen kolay kolay kimseyi beğenmezdin, delikanlı oldukça yakışıklı olmalı.
- Hem de ne yakışıklı, görür görmez vuruldum. Gözlerine aşık oldum. Yurt dışında çalışıyormuş, beni de götürecek yurt dışına.
- Kimin nesi, kimin fesi, daha önceden tanıyor musun? Bu devirde, insanlara güven olmaz biliyorsun. Soyunu sopunu ailesini bir araştır. 
- O da, bizim memleketliymiş. Bize yakın bir köydenmiş. Annem sordu, çocukluğundan beri yurt dışında olduğu için çocuğu tanımıyoruz demişler.
- Çocuk bana güven verdi. Sen merak etme.
- İyi de bir haftadır, tanıdığın biri sana nasıl güven verebilir ki?
- Bakışları güven verdi. Aşkla bakıyor gözleri. Bir hafta sonra, ailesi istemeye gelecek beni. 
- Bu kadar çabuk mu? 
- Evet! Yıldırım aşkı!
- Suna dikkat et, bu yıldırım seni çarpmasın.
- Ben çarpıldım zaten!

Bir hafta sonra, Suna'yı istemeye geldiler. Yüzükler takıldıktan sonra oğlanın annesi, beş tane burma bilezik, babası gerdanlık, ablası beş tane burma bilezik, oğlan kelepçe denilen bir bilezik, iki buçuk metre baklava dilimli zincir, küpe...

Söz kesilirken bu kadar altın takılır mı bilmem! Ben daha önce hiç denk gelmedim.

Suna'nın ablasıyla beni bir tedirginlik kapladı:

- Bak Suna! Söz kesilirken bu kadar altın takılmaz, bu işte bir bit yeniği olmasın? 
- Ne bit yeniği olacak, oğlan da bana aşık oldu. Çarpıldı bana, biz birbirimizi çok seviyoruz, durumu da iyi.
- Eh ne deyim o zaman. Hayırlısı olsun...

Düğün dernek kuruldu. Suna ile ben kuaföre gittik. Damat arkadan gelecekmiş. Kuaförde işimiz bitti, salona gitme saati geldi, damat ortada yok.

“Damatsız gelin kuaföre gider mi, hadi gitti diyelim, kuaförden çıkış saatine kadar gelmez mi?” diye Suna'ya anlatıyoruz, Suna'nın gözü kör olmuş, kulağı sağır duymuyor bizi...

Ablası tutmadı kendini…

- Gel, vazgeç Suna, yol yakınken dön! 
- Ölürüm de vazgeçmem. Gelecek biliyorum, o beni bırakmaz, beni seviyor. 

Suna sonra da; “Yurt dışından ev alacak. İş yerinden aldığım tazminatımı ve birikmiş paralarımı verdim ona” demesin mi?

Devam edecek

Editör: Nevin Bahtışen 


 

Truva Edebiyat Dergisi Truva Edebiyat Dergisi