SORULAR
Sabahın sessizliğini yüklenmiş bu avlu;
Serçeleri boş verin, unutun gitsin onların telaşını,
Pencerenizin ardından bakın, nefesinizi göğsünüze çekerek.
Kim bilebilir ki bugünün son yaşanan gün olmadığını,
Kim bilebilir ki zaman neyi getirecek.
Elleriniz dilediğiniz şekli verebilecek mi,
Dağlarının kara dumanlarını yok etmeye çalıştıkça
Bir başka yerden alevin uzatmayacağını dilini?
İyi niyet yetecek mi, düşlerinize?
Karanlık eller geçit verecek mi, ardınıza kaykıla kaykıla gülüşünüze?
Sofranızdaki ekmek yetecek mi size,
"Bereketler olsun" dökülecek mi dilinizden?
Sabahın sessizliğini yüklenmiş bu avlu;
Şehrin sokaklarına uzansa da Sokaklarından,
Bu şehrin sizin olmasına müsade var mı?
Sahi biz kaç kişiyiz birlikte?
Niçin karşımıza çıkar polis, candarma kalkanları ile?
Panzeri, biber gazı, coplarıyla niye duvar olurlar bize?
Niye insanca yaşamak yasaklanır bize, nedendir öfke? nedendir ceza, nedendir hapishane?
Sabahın sessizliğini yüklenmiş bu avlu;
Katılır mı doğan güne, güneş üstümüzü sarar mı?
Diyekcesiniz niyedir bu karamsarlık?
Benimki kuruntu diyelim, peki umut var mı?
...
Umut bizimle güneşçe herkesi sarar mı?
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz
Editör: Bilgi Şakar















































