SOR BENİ
Hasretinin soğuk gölgeleri sarmış dört yanımı
Zemheri bir kurşun misali yaralıyor sol yarımı
Denize anlatsam anlar mı acep ben bu halimi
Sabahın seherinde ötüşen kuşlardan sor beni
Yokluğunun suskun karanlığı düşmüş geceye
Lal olmuş kelimeler sevdam küsmüş heceye
Cevabım yok gönlüm hicran denen bilmeceye
Senelerce kazma sallayan şu Ferhat'a sor beni
Nefesinin sıcaklığı sarıyor bu dem rüyalarımı
Vuslat limanından sefere yolladım hülyalarımı
Zihnimden atamıyorum ey canan güyalarımı
Kendini çöllere atan deli divanelerden sor beni



























































