SIRRI NE SENCE
Hasretin durur yâr, bedensiz canda.
Ölüp yaşamanın, sırrı ne sence,
Melül mahzun sevda, akarken kanda,
Gülüp oynamanın sırrı ne sence?
Yaradan gizlemiş, dikeni gülde.
Arının iğnesi, belaymış balda.
Hayır gelmez sana, yabancı elde.
Kalıp oynamanın, sırrı ne sence?
Bir bilmezin düştün günlük izine,
Yalanmış bilmedin, yalan sözüne.
Güven de kalmadı, bahar yazına.
Çalıp oynamanın, sırrı ne sence?
Kurursa güllerin, dökülür dalın.
Gül diye eline, verilir çalın.
Bir sevda uğruna, bozulur halin.
Alıp oynamanın, sırrı ne sence?
Dertlerin sırtına alıp yürüsen,
Sevda bilmez için yanıp çürüsen.
Sebepsiz gönlüne matem bürüsen.
Bilip oynamanın sırrı ne sence?
Bir anlık sel gibi coşup çağlasan,
Bir zalım uğruna, dönüp ağlasan,
Başına güllerden buket bağlasan,
Dalıp oynamanın sırrı ne sence?
Ahmet'in sitemi suyuna akmaz.
Söylerim bu devran böyle de gitmez.
Ateş yoksa yerde duman da tütmez.
Silip oynamanın sırrı ne sence?
***

















































