ŞİİR
Giriş Tarihi : 19-08-2026 11:59   Güncelleme : 19-08-2026 12:04

Platonik Ölümler  (I) Gitme / Hüdayi Azbay 

Hüdayi Azbay -PLATONİK ÖLÜMLER  (I) GİTME

Platonik Ölümler  (I) Gitme / Hüdayi Azbay 

PLATONİK ÖLÜMLER  (I) GİTME

I
Gitme,
sen gidersen; vebalini sırtlandığın yazgılar ölür.
kaldırımda kediler, bir kaç misket, bir topaç...
ucundan koparılmış ekmeğin azizliği,
ufacık parmakların yokluğunda kahrolur.
matem rüzgârlarında savrulan uçurtmalar,
dağlanmış bir yüreğin girdabında kaybolur.

II
Gitme,
sen gidersen; kardan adamlar üşür,
yalnızlıklar yetiştirir bu telaş.
gözlerinin mercanından akarak
göğe yıldız serpiştirir bu telaş.
ve susar vazoda çiçek,
toprağını yakarak...

Gitme,
sen gidersen; susmak bilmez bu feryat,
kara kışlar yetişir, koynunda iklimlerin.
ayrılık vakti geçti, hasret içilmez şimdi.
aneden, serden geçtik, yârdan geçilmez şimdi.
gitme, kör düğüm olmasın gönlümde ilmiklerin.

Gitme,
sen gidersen; yenilenen gün eskir,
rüyalar kabusa çıkar, sokaklar çıkmaza...
bir garip heybet sarar, şehirlerde gündüzü.
oysa yaşamak güzel şey hoyratçasına;
bir kadın, bir deniz, bir de gök yüzü!..

Gitme,
sen gidersen; gurbet kokar bu diyar,
kıyıya vurur serüveni düşlerin,
silinir kumsaldan gündelik hikayeler.
gitme insan, insanın en büyük meçhulüdür,
insan, insanın gurbetidir yâr!..
gitme, seninle üşüyen hayallerim var!

Gitme,
sen gidersen; susar kelimelerim,
ardına düşerim bir pencereden,
birkaç isli hatıra kalır kirli geceden!
etrafımda düş kırığı acılardan bir duvar,
gitme; ellerimde serinliğin, ruhumda çengelin var!


Gitme,
sen gidersen; hafakanlar yükselir,
konar şu ömrümün nevbaharına.
el tutsa gül ezmiş avuçlarını,
hançerler saplanır şah damarıma!
yıllar yılı tel tel yolsa da tarak,
gitme; süpürgeye dönüşen saçlarının yüzü ak!..

III

Gitme,
sen gidersen; matem tüter bu ocak.
ıssız kalır al yazmalı, dul kadın,
ağıtlara umudunu asarak.
ve susar kader,
bir mumun urganında acısını yakarak!..

Gitme,
sen gidersen; ateş düşer bacadan,
yer tutar semaya yükselen aminleri!
nasırlı avuçlara tutunurken kainat,
bozulmuş yeminlerde kan kurusu bir inat…
kırılmış mimiklerden yeni gülücükler saç.
gitme; hicabımız merhametine muhtaç!

Gitme,
sen gidersen; dinmeyecek bu sağanak
ve zaman, o mağrur yüzüne yaslanarak,
yeni sürgünler yazacak;
toprağın karnını yırtarak!.. 

***


Editör: Suna Türkmen Güngör

Truva Edebiyat Dergisi Truva Edebiyat Dergisi