ÖZLÜYORUM
Gidiyor işte,
Gün ömürde,
Çoğaltıyor özlemi…
Gitsem şimdi,
Çocukluğumun ötesine,
Düştüğüm dut ağacının,
Dalları yeşil midir ki hâlâ?
Annemin yaptığı ekmek kokusunu,
Duyumsar mıyım sence?
Yemeye doyamadığım…
Akar mı yine öyle
Yedi çeşmenin suyu?
İner mi gün batımları genç kızlar
soğuk pınarın suyuna?
Ören'de kuş bakışı,
Görünür mü Kötüre?
Sarı başak buğdayları,
Süslüyor mudur ki tarlaları?
Balcıda üzüm bağları,
Yeşermiş midir asma yaprakları?
Kurumuş mudur Berit Dağı'nın karı?
Babamın ektiği şeftali ağacı
Meyve vermiş midir sence?
Ahh! Çocukluğum…
Teyzemin kınalı saçlarından,
Dökülüyor mudur hâlâ şefkat?
Yaşlılar dizilmiş midir şimdi
Uzun bir ağaç tahtasının sohbetine?
Köyün orta yerinde,
Halamın söylediği deyişleri
Duyabilir miyim
İçimi titreten?
Yıldızlar öyle çok mu hâlâ gökyüzünde
Dökülecekmiş gibi duran?
Güneş aynı mı doğuyor?
Ya ay karşılar mı benı ışığıyla?
Yağmur ıslatıyor mu kurumuş toprakları?
Kar yağıyor mu hâlâ evler boyundan?
Nisanda açıyor mu çiçekler?
Çiğdemli’den ekilmiş midir
Yeşiline bürünmüş tarlaların?
Çelik çömlek oynuyor mudur çocuklar
Dar akşamlarda?
Yanıyor mu gaz lambaları
Kerpiç evlerin ufacık pencerelerinde?
Sızıyor mu loş ışıklar
Sevdalıların yüreklerine?
İlk aşk gibi
Taşıyor mu hâlâ sonsuzluğa umudu?
Radyodan haberler başlıyor mu hâlâ
Saat yediden?
Susturuluyor mu çocuklar
Haber saatlerinden?
Sabahın yayık sesleri duyuluyor mudur ki?
Geceden sabaha savuruyor mudur
Kadınlar hâlâ
Pekmez köpüklerini?
Sonbaharın son günlerinde,
Şimdi gitsem,
Kim karşılar ki beni?
Çocukluğumdan kalan
Hangi anı gülümsetir?
Şimdi gitsem,
Annemin mavi evine,
Yeniden yaşatır mı bana çocukluğu mu?
Annem içinden olmadan…
Editör: Dilek Tuna Memişoğlu















































