NİKA VE ESARET II
Nika; muzip bir gülümseme, kasvetli bir rüya,
Duyguların en saf, en içten şarkısı.
Esaret; paslı bir zincir, karanlık bir kuyu.
Özgürlüğüm unutulmuş bir kıyının, sessiz çığlığı.
Nika bir güneş ışığı, ben bir gölge,
Ona doğru itilen sonsuz bir yörünge.
Bir elinde bahar, diğerinde kış.
Aşk mı bu, yoksa bir acayip sarhoşluk mu?
Nika’nın gözleri deniz feneri,
Dudakları paslı güvertemin tuzlu suyu,
Her gülüşünde açan bir çiçek,
Her dokunuşunda yarım kalmış bir anı.
Gözleri Azrail’in en güçlü silahı,
Nika, bütün yapmacık tanrıların ilahı.
Nika'nın saçlarına bahar neden düğümlenmiş?
Yoksa bu bir işaret mi?
Biliyorum, Nika bir gün gelecek,
Karanlığıma bir ışık gibi süzülecek.
Esaret, rüzgârda savrulup gidecek,
Nika, beni sevecek ve azat edecek.
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz
Editör: Bilgi Şakar














































