ŞİİR
Giriş Tarihi : 28-02-2025 12:37   Güncelleme : 18-03-2025 03:18

Nida / Tuncay Aytaç

Tuncay Aytaç -NİDA

Nida / Tuncay Aytaç

NİDA

Gece sustu, rüzgâr sustu, ben sustum.
Şafağı içinde gizleyen gece, 
Alınganlığımı bağışla ne olur.
İç denizimde boğuluyorum.
Oysa bir adım ötede can simidi,
Uzanıp alamıyorum.

Sigara dumanıyla yükselmek istiyorum göğe.
Gaipten gelen sesler, toplu bir katliamı 
Bağlıyorlar kadere, oysa ben, kederden muzdarip.

Bekleyenler sokağında yürüdüğüm kaldırımlara,
Ayak izlerimi terk ediyorum.
Gelip geçenler varsın alaycı bakışlar fırlatsın.
Çekinceler tutarsız, mahşeri göze almış gözlerim.
Sonra, dağlara doğru yürüyorum.
Dağ eteklerinde cılız kulübe ışıkları,
Alıyor gözlerimi benden,
İçinde yaşayanların belli belirsiz yüzleri.

Bir çocuk bakıyor siluetime,
Kirli yüzünde, sevgiye susamış gözlerinde,
Beni, yerle bir eden bir masumiyet.
Günaha bulaşmış ellerimi yıkıyorum,
Çisildeyen yağmur damlalarında
Ve ben, kendimden arınıyorum.

Rüya aleminde düşlerden düşerken,
Uyanıyorum sabaha, vakit tan yerine uğrarken.
Ellerim, kollarım uyuşmuş.
Dilimde gecenin pası,
Yüzüme vurduğum su zerreleri, damlıyor
Gecenin kaçkın rengine.
Gece gün ışığına dargın, yeni doğan güneş,
Yüzümde mutluluğa parlıyor.
Ben, nazlı sabahın belindeki kızıl kuşağı sökerken,
Her sonun bir başlangıç gerçeğini vuruyor yüzüme,
Gün ışığının esamesi. 

Editör: Suna Türkmen Güngör

Truva Edebiyat Dergisi Truva Edebiyat Dergisi