MAĞRUR
Aklen malul,
kalben mağdur,
şahsen mağrur biriyim.
Zihnimin kenarından geçerken ötekine
"sessizlik
ikrarının en mahrem
kuytusudur."
Yutup yudumlar seni.
Hafif bir dürtme ile
çalar hayat harcından ışığın ahengi ile
dizlerine oturur,
yaslanır kara gölge.
Hani sıçrayarak
uyanırsın, aniden
gözünü
fal taşı gibi
açarsın ya korkudan.
İzler seni uzaktan
dirilir, dirilir gömdüklerin.
İnsana acıkmışken
yollar ya
posta ile
erzağıyla değil
gözyaşıyla doyarsın.
Delirir acıdan,
yanıkların sızısı.
Can çekişir üzgüler.
Sus"a dalarken hipnoz.
Bakarsın aynalara kirpiğinde gamlı yel.
Taş yutan dere gibi
yosun sarar ahların.
Rutubet gibi sızar göğsüne eyvahların.
İçindeki fırtına döner
buz kuşağına.
Hapsolursun
bir şekilde kalbin zindanlarına.
Artık susar ormanında kuşların cıvıltısı.
Demir lokmaya benzermiş
İnan insan ağrısı.
Aynı havayı
aynı cümlelerle
aynı fırtınaları
aynı anda sezip
aynı kürekle
toplamak, soluklanmaktı
şefkat.
Bir yarada kanayıp
aynı kabukta kurumak.
Aklen malul,
kalben mağdur,
şahsen mağrur biriyim.
Zihin fikre
vurur, düşer kaldırımlara.
Ayağa kalkmak için
kula teslim olursun.
Bu zulüm taşı yarar,
ayak izi olursun.
Dalgayı sevdirirsin,
içindeki kumlara.
Dalgayı sevdirirsin, içindeki kumlara.














































