LEYLAK KOKULARI
bir şeyler içerdin sen
bu saatlerde
çay gibi, süt gibi
ıhlamur gibi
yumuşasın diye göğsün
sabaha
bir yoldan geçerdin
yıkık damlar, yonu
taşları
leylak kokuları
sinmiş bir zaman
mor salkımlar
sarkardı asmalardan
Bir yalnızlığa mı
giderdin
döner miydin
bir yalnızlıktan
Hüzün,
ipek şal gibi
dökülürdü
omuzlarından














































