KÜÇÜĞÜM
Yaşayıp gidiyordum küçüğüm
Her şeye geç kalmışlığın ardından
Kendi düşen ağlamaz
Kim uydurdu bu yalanı bana sormadan
Şikâyetim de yoktu hani
Kuru bir dal gibiydim
Yaşam denen serüvenin içinde
Yol alır sürüklenir çiçeklenirdim
Bu derde düşmeden önce
Ne içindeydim yaşamın
Ya da büsbütün dışında
Kelimelerimi kifayetsiz bıraktın
Bak şu üç günlük dünyama
Olup bitene benim açımdan bir de
Bir başka türlü kanatıyorsun
Öyle derin yaralıyor ki gözlerin her seferinde
Çekilir dert değil ki bu
Hiçbir şey kalıcı değil biliyorum
Yapabilecek bir şeyler olsa keşke
Yapılabilecek hiçbir şey yok ki susuyorum
Bir türlü hazırlamayı beceremedim kendimi
Üfleyerek geçmeyen en kötü ihtimale
Gitmen imkânsız gibiydi sanki
Yolun başındayız sanıyordum haliyle
İçim yara mezarlığına dönüştüğünden beri
Sızım sızım sızlıyor göğsüm
Yatamıyorum bir türlü üzerine
Bu senin ne ilk ne de son ihanetin be küçüğüm
Tırnaklarının dikiş izleriyle
Saç tellerin hâlâ içimde
Soğumuyor bir türlü bu yara küçüğüm
Bekliyorum kaybettiğim yerde
Dün olduğu gibi bugün de














































