İKLİMLER GİBİ
Yıllara bıraktığım
Hayallerimle
Geçtim gittim
Dünlerden
Ne gün kaldı
Ne de zaman
Sakındım kendimi
Keşkelerden
Sessiz gidişlerimin
Öyküsünde bıraktım
Vuslatın
Dönülmez yollarını
Gözlerime özlemi
Perçinledim
Yüzüme hasreti
Gönlümde
Topladım tüm bulutları
Yağdım aheste aheste
Kapıldım
Sel revan günlere
Gecelerde titredim
Yıldızlar gibi
Karanlığın çehresinde
İçtim
Kadeh kadeh
Hüzzam nağmelerini
Hem yağışlı
Hem hüzünlü
Mevsimler gibi
Gelip geçtim kendimden
Gecenin koynunda
Sahte
Gülüşlerin tebessümünde
Değiştim iklimler gibi
Ne yağdım
Ne de ağladım
Erdim hazana
Hüzün deminde
Yudumladım hayatı
Katre katre
Ah be gönlüm
Ne bekledin ki
Faniliğinden
Yanlızlığın seherinde
Yine yağmurun kokusu
Sinmiş bu şehire
Keşke
Dokunsalardı yüreğime
Dağıtırdım bulutları
Doğardı güneş
Bu şehire
Ne ağlamaya değerdi
Bu hayat
Ne de
Değerdi gözyaşı dökmeye
Bilmiyorum
Ben bu şehrin
Neresindeyim
Hangi sokağın başında
Hangi caddenin
Karşısındayım
Belki de
Köşelerin bucağında
Loş ışıklı
Kaldırımların kucağında
Suskunluğun
Hüzünle buluştuğu
Karanlık kuytulardayım
Hiçliğimle tüm
Bu şehirde
Yok sayılmaktayım
Hem huzurlu
Hem de bahtiyarım.
***















































