HAZAN TÜRKÜSÜ
Sarardı yapraklar, döküldü yere,
Gönül bahçesine baykuşlar kondu.
Hasretin sel oldu, aktı her yere,
Açan umutlarım, dalında dondu.
Gidene sorulmaz neden gidersin,
Kalanın ardında ağlama denmez.
Gözde yaşlar, sele döner de her an,
Bahtı karalara gül, eğlen denmez.
Güneş küskün doğar, sabahlar ayaz,
Gönül sarayına kuruldu enkaz.
Artık ne bir sevda ne de bir niyaz,
Söndü lambalarım, gün bana dönmez.
Vebali boynuna, çek git yoluna,
Bakmadın Halil’in dertli hâline.
Hazan düştü ömrün taze gülüne,
Kurudu pınarlar, bir daha inmez.
***














































