GÜNEŞ SAÇAN YÜREKLER
Mutluluğun olmadığı yerlerde gözlere gülüş doğmaz.
Güzel çiçekler ancak güzel topraklarda boy verip güzelleşir. Sevgi hamurunda yoğrulan bir yürek, güneş gibi ışık saçar.
Hava karlı, Umut sabah uykusuna veda ederken bile çok mutluydu. Çünkü çalıştığı oyuncakçı dükkanını çok seviyordu. Umut, adı gibi yüreği umut dolu bir gençti.
Suat usta, maharetli bir usta olmanın çok ötesinde iyi bir öğreticiydi. İşini hem seviyor hem de severek öğretiyordu. Yanında çalışan Umut'a bir çırak gibi değil, bir evlat bir torun gibi davranıyor, onu sevgi hamurunda yoğuruyordu. Suat ustanın işi çocukları mutlu etmekten geçiyordu. Çocukları mutlu eden bir usta, çalışanına şefkat ve merhametle bakmaz mı?
Oyuncakçı dükkânı mütevazı bir dükkândı. Pencereden dışarıya bakıldığında lapa lapa kar yağıyordu. Dükkanın rafları ahşap oyuncaklarla doluydu. At, bebek, eşek, sincap gibi envai çeşit, oyuncak dükkanı süslemişti. Belki de çocukların en çok bulunmak istedikleri bir yerdi bu dükkân. Tezgâhta oyuncaklar özenle yapılıyor ve raflara diziliyordu.
Tezgâhta, tavşan kanı rengindeki çayla dolu bir çaydanlık duruyordu. Çaydanlıktan çıkan buhar âdeta ortamın güzelliğine eşlik edip dans ederek yükseliyordu.
Dışarıda kar olmasına rağmen güneşin ışıkları içeriye süzülüyordu. Doğrusu karlı bir havada güneş içeriye nasıl yansır bir düşünmek gerekir.
Belki de iki türlü güneş vardır. Biri gökyüzüne ait, diğeri insanın yüreğine... Hep güneşi özleriz, ancak içimizdeki güneşe nefes vermeyi düşünmeyiz. Çok örtülü bir çağda yaşadığımız için örtüleri yırtamıyoruz. Bin örtünün altına gizlediğimiz iç güneşimiz nasıl ışık yaysın bizlere?
Suat ustanın yüreğindeki güneş, Umut'un gözlerine gülüş oluyordu. Çünkü o güneşin üstündeki bütün örtüler yırtılmış, güneş bütün güzelliğiyle özgürlüğünü yaşıyordu.
Güneşin aydınlığında yetişen Umut; işini hassasiyetle yapıyor, oyuncaklara güzellikler katıyordu. Çünkü gözleri karanlıkta değil, aydınlıktaydı.
Küçük usta, büyük ustanın öğretilerinden çok şey kazanıyordu. Sevgi, ilgi, şefkat, merhamet ile gelen bir bilgi ve öğreti elbette karanlığa güneş olur; dağılır karanlıklar, yırtılır bencillik örtüleri, doğar yüreklere sevgi güneşi.
Yüreğinde sevgi güneşi taşıyan insanlar korkulan değil, güvenilen; uzaklaşılan değil, yakınlaşılan; nefret edilen değil, sevilen olur. İşte Suat usta, Umut için böyle bir öğreticiydi. Onu, sanatını, merhametini ve güneşini seviyordu.
***















































