Eylülde Gel
Bugün yine özlemişim seni
Tıpkı eylül gibi
Sarı saçlarını
Zeytin karasi gözlerini
Sesini kısıp
Seviyorum seni deyişini
Tıpkı bir çocuğun annesine sarılması gibi
Bir serçenin gözyaşları gibi ölürcesine
Ekmeği suya banar gibi
Özlemişim
Yokluğunda
Zaman hep aynı hep akşam
Saat benden gittiğin o an
Sensizlik boğuyor beni
Dört yanım duvarla çevrili sanki
Anılar sarılmış boğazıma
Nefes alamıyorum
Ölüm gelmeden
Çıkıp sana gelmek istiyor
Nerede olduğunu bilmese de bu gönlüm
Yine de yola düşüp
Bulutlara yıldızlara kuşlara insanlara
Herkeslere sormak istiyor
Bu kırık ve utangaç yüreğim
Mevsim soğuk tıpkı ayrılık gibi
Dağlar karlı büyük
Yollar uzak
Sokaklar darmadağın
Fırtınada
Üşüyor yüreğim
Titriyorum
Beni üşüten şey yağan karlar değil
Sensizlik sevgisizlik çaresizlik
Ne yapacağımı bilmiyorum
Yalanlara bile kanmak istiyorum
Bizi mutlu anlatan
Hayallerim umutlarım hep gülümser
Her gece olduğu gibi
Bu gece yarısıda anılarımıza yaşadıklarımıza
İçimi azıcıkta olsa ısıtıp
Yarım kalmış sevinçlerim
Bir ilkbahar sabahı
Rengârenk çiçeklerin içinde
Yaşamayı bekleyen
Bir kelebek gibi şimdilerde
Aşkın ateşini yeniden yakmak için
Düş kurar gönlüm
Seninle en güzel yarınlara
Hayatın bize getirdiklerini bir kenara bırakıp
Bize sunulan kaderi zorlayarak
Çıkıp sana gelmek istiyor
Yıldızları bulutlara saklanmış bu karanlık akşamda
Seni deli gibi özleyen bu yüreğim
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz















































