ŞİİR
Giriş Tarihi : 17-05-2024 14:46

Eylül Bana Düştü / Resul Karahan

Resul Karahan -EYLÜL BANA DÜŞTÜ

Eylül Bana Düştü / Resul Karahan

EYLÜL BANA DÜŞTÜ

Demir attım renklerin son demine
Tövbekâr makamı bakmaz yemine
Bulutlar ağlarken yâr özlemine
Eylül bana düştü ilkbahar sana

Gülüşün okşarken coşar sevincim
Kalpte büyüttüğüm Akoya incim
Bitmeyen boşluklar, bitmeyen sancım
Eylül bana düştü ilkbahar sana

Sonbahar üstlenmiş yükü, vebali
Vuslatı beklemek köz ihtimali
Zelzele vurmuş da virane hali
Eylül bana düştü ilkbahar sana

Hüzün kucağında sararmış, yorgun
Dudaklar büzülmüş, bakışlar durgun
Köhne köşelerde yemişken vurgun
Eylül bana düştü ilkbahar sana

Keder otağını kurar bu aya
Hükümdar sanırsın mavi dünyaya
Geceler tarumar gelme rüyaya
Eylül bana düştü ilkbahar sana

Şarkılar buğulu, notalar kırık
Dervişim başımda çileden sarık
Biri gül bahçesi, biri hıçkırık
Eylül bana düştü ilkbahar sana

İlmim kifayetsiz sırrı çözmeye
Boncuk yetmez ipe derdi dizmeye
Yemin ettim kuru yaprak çizmeye 
Eylül bana düştü ilkbahar sana

Bezirgan emretti hile katıldı 
Sabır pazarlandı hicran satıldı
Mevsimlerle aylar göğe atıldı
Eylül bana düştü ilkbahar sana

Çıra sönmüş oda yakınamıyor
Kaderin okundan sakınamıyor
Kalemler kağıda dokunamıyor
Eylül bana düştü ilkbahar sana

Kalbim inciniyor düşüncem sağır
Ruhun kefesinde bedenim ağır
Bir yıla razıydım tam yarım asır
Eylül bana düştü ilkbahar sana

Truva Edebiyat Dergisi Truva Edebiyat Dergisi