ŞİİR
Giriş Tarihi : 06-04-2026 20:57   Güncelleme : 06-04-2026 20:59

Elin Ayağın Gidince / Halis Ünlü

Halis Ünlü -ELİN AYAĞIN GİDİNCE

Elin Ayağın Gidince / Halis Ünlü

ELİN AYAĞIN GİDİNCE

Bir başına kalırsın,
Bir yastığa baş koyduğun gidince...
Her odada bir boşluk görürsün,
Her boşluğa hayalini doldurursun.
Sanki bin yaşında olursun,
Bir yastığa baş koyduğun gidince...

En sevdiğin yemek onun elindenmiş.
Bedenin dışardayken ruhun evindeymiş.
Meğer sessizliğin ne acı sesi varmış.
Anlarsın, eşinin ne tatlı sesi varmış,
Bir yastığa baş koyduğun gidince...

Bina dediğin şu tuğla, şu duvar.
İçinde o olduğu zaman yuvaymış.
Yuvasız bir kuşa dönersin,
Bir yastığa baş koyduğun gidince...

Tespihten kopmuş boncuk gibi olursun.
Ortalıkta sahipsiz çocuk gibi olursun.
Akrabalar düğün yapar mecbur gidersin,
"Bir yastıkta kocasınlar."diye dua ederler,
En içten sen amin dersin.
Sen artık eksik, sen artık yarım elmasın.
Yarım elma gibi buruşmaya başlarsın,
Bir yastığa baş koyduğun gidince...

Gördüğün gözlerden acıma beklersin.
Gözyaşını gizlersin, çünkü erkeksin.
Ağlanacak en uygun yer artık evindir.
Sıcacık yuvan artık buz gibi serindir,
Bir yastığa baş koyduğun gidince...

İçinde kalan sevgi sözcükleri,
Biraz pişmanlık duygusu,
Çift kişilik yatak ve yastık artık senindir.
Eşyaların değersiz olduğunu anlarsın,
Bir yastığa baş koyduğun gidince...

Gölgesi yok artık yanı başında.
Geriye, her gün ağrıyan başın kalır.
Dünya ile tek başına savaşın kalır.
Kimsesiz sofran, tatsız aşın kalır.
Belki anan, baban, gardaşın kalır.
Ama anlarsın ki onun yeri başkadır,
Bir yastığa baş koyduğun gidince. 

Dışarı çıkalım dersin kendi kendine.
Yemeği dışarda yersin kendi kendine.
Anlarsın ki insan yetmezmiş kendine,
Bir yastığa baş koyduğun gidince...

Yüzünü yıkarsınki gözlerin ağlamasın.
Mutfağın bozuk çeşmesi gibi damlamasın.
Mutfak evin en öksüz köşesidir artık.
Odaların parfümü yemek kokusu yok artık.
Buzdolabı gibi donar, fırın gibi yanarsın,
Bir yastığa baş koyduğun gidince...

Kopmuş gibi hissedersin elin, ayağın. 
Aynaya bakarsın yerindedir elin, ayağın.
Hâlin hâli olur, bir şaşkının, bir salağın.
Gece uyanırsın, bomboş solun, sağın.
Bıçaklar açamaz, kapanır dudağın.
Suskunluk artık soyadın olur,
Bir yastığa baş koyduğun gidince...

Birgün geriye bir yastık kalır,
İki kişilik bu hikâye bitince...

***

Editör: Bilgi Şakar

EditörEditör