ECE AYHAN
Tam adı Ece Ayhan Çağlar olan şair, 10 Eylül 1931 tarihinde Muğla’nın Datça ilçesinde doğdu. İlkokulu İstanbul Hırka-i Şerif İlkokulu'nda, ortaöğrenimini Taksim Lisesi'nde tamamladı. 1953 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne girdi ve 1959 yılında buradan mezun oldu.
Aynı yıl İstanbul Maiyet Memurluğu'ndaki stajını ve kaymakamlık kursunu tamamladı. 1966 yılına kadar Sivas'ın Gürün, Çorum'un Alaca ve Denizli'nin Çardak ilçelerinde kaymakamlık yaptı.
1966 yılında devlet memurluğundan ayrılarak İstanbul’a yerleşti. Meydan Larousse Ansiklopedisi’nde çevirmenlik, Sinematek’te ve Yeni Sinema Dergisi’nde müdürlük, bazı yayınevlerinde düzeltmenlik gibi işler yaptı.
1954 tarihinden itibaren şiirleri Türk Dili, Varlık, Pazar Postası, Yeditepe dergilerinde yayınlandı. İkinci Yeni Şiir Akımının öncülerindendir. Şiirlerinde kendine özgü bir dili bulunan şairimiz, biçim ve anlam kaygısından uzak durur. Davranışları, şiirleri, yazıları ve konuşmalarıyla edebiyatımızda kendine özgü, kural tanımaz ve aykırı bir kişiliğe sahiptir.
Kınar Hanım'ın Denizleri, Bakışsız Bir Kedi Kara, Zambaklı Padişah, Çok Eski Adıyladır, Sivil Şiirler, Son Şiirler başlıca şiir kitaplarıdır.
13 Temmuz 2002 tarihinde yaşama veda eden Ece Ayhan’ı, ölümünün 23. yılında üç güzel şiiriyle, rahmetle ve saygıyla anıyoruz.
FAYTON
o sahibinin sesi gramofonlarda çalınan şey
incecik melankolisiymiş yalnızlığının
intihar karası bir faytona binmiş geçerken ablam
caddelerinden ölümler aşkı pera'nın
esrikmiş herhal bahçe bahçe çiçekleri olan ablam
çiçeksiz bir çiçekçi dükkanının önünde durmuş
tüllere sarılmış mor bir karadağ tabancasıyla
zakkum fotoğrafları varmış cezayir menekşeleri camekânda
ben ki son üç gecedir intihar etmedim hiç, bilemem
intihar karası bir faytonun ağışı göğe atlarıyla birlikte
cezayir menekşelerini seçip satın alışından olabilir mi ablamın
HÜRRİYETE GİDİŞ
Bu davul sesleri niçin?
Serin yaz ikindisinde
Gözler nemli
Parlıyorlar da
Gök hiç böyle olmazdı
Hiç böyle açık
Rüzgâr heyecanlı
İnsanlar gibi
Rüya vadilerinde
Mevsimsiz çiçekler açmış
Güneş yağmuru altında
Gençler var
“Artık şarkılar söylenecek
Hürriyete dair
Dağlara dağlara
Altın yeleli atlar.”
ÜÇ GENCİN KALBİ
Bir gemici tanırım
Kalbini bir limanda bırakmış
Ya kaybolursa?
Ağlar çocukluğundaki gibi
Kalbini almaya gidecek hâlâ
Bir oğlan tanırım
Derin yeşil gözlü
Gönlü güney denizlerinin dibi
Kalbi ise yerinde
Birine vermeye gidecek
Bir gemi arar durur
Bulutlardan.
Bir şair tanırım
Onunki içler acısı
Kalbini asla vermemiş
Çalmışlar
Kalbi eski bir efsanede saklı.
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz


























































