DÜŞLER ÖLÜRKEN
Aşktan söz edelim olmaz mı
Başımı derde sokacak mısra son zaman
Hasreti ayartalım harflere
Unutup orman yangınlarını
Zeytin yasasını
Cinayetleri
Sıkıştım bu şehirde
Düşler ölürken ellerimde
Beni bana bırakma
Gece işte Ankara
Bira ılımış
Çiçek de dikmedim bak saksılara
Solar diye bu şehirde
Bakmaz diye bir güzel göz
Küser diye renkler
Onlar da bana benzer sonra
Ankara da yaz isyan
Kendini Adana sanarken iklim
Bul artık kimliğini parklara mahkum şehir
Sahi söylesene
Boyanmış duvarlarda anılar ölür mü
Bak tutmamış saksıda
Diktiğim izmaritler
Yenisini almalı vergi vergi
Yenisini yakmalı içimde isyana fitil fitil
Bu şehir yenilmiş
Bu şehir yorgun
Bu salgına tutulmadan gitmeli
Hız sınır sekseniki yazan tabelaları geçip
Çıkıp Gökçek kapılarından
Bu şehir bizi de kandırmadan
Ah ne çok öğrendik vazgeçmeyi
Küsmekler ne çok kolaydı
Düşünmektense yanlışları
Gündüzdün şehrinde solan kalabalıkta
Söyle niye yalnızlığı kuşandın
Gitmek lazım içinden
Tortulanmış dertlerden
Biliyor musun çok sonra öğrendim
Yolculuklar varmaklara değil
Gitmeklere aittir sırtında kamburlardan
Döke döke gitmeli sancıları
Toplayıp umutları
Yol uzun
Yol yorgunsa taşımaktan
Kıyısı akasya
Beton olmadıysa hala
Durmaklar uzatmaz
Bir sigara içimi
Kapatma kapıları
Çalsın o türkü
Gitsin hele yüreğim
Varacağı yer sen değil misin
Buğday kokan bir tarlada duralım
Çekirgeler ötsün öğlen sıcağı
Yeşilim sarıya dönsün isyandır
Yenilmişliklerimi dökeyim bırak dizlerimi dayayıp
Dirileyim yine tomurcuk tomurcuk
Ne zaman dursun
Ne tutsun köklerim
Kuşlar gelir kanatlarında yüklediğim umutlarla
Şşşş
Düşler ürker sözlerden konuşma
Sesini bulutlara as
Yüreğini sevdaya
At içinde sancıyı
Ek içinde hasreti
Elbet düşer gönül yaşı
Berekettir toprak
Kim yaparsa yapsın hasadını
Serptiysen hasretle aşkı
Yaşamak yorgunluğudur zaman
Unutma
Ne vardığın kıyılar tanır seni
Ne dalında nar
Bizim değil biliyorsun
Konup göçeceğimiz bu deniz
Özgür değilsek meyveye duran turunç
Çorağı taşıma sırtında
Gri betonları
Korkuyu
Sesini ver aşka
Dünü unut diyemem sana
Tertemiz uyan diyorum yarına
Bu molada bir sigara daha
Söz azaltacağım
Yaşamak için umutla
Gidelim ay çiçekleri karşılasın bizi
Zeytinlere varmadan daha
Kiri silinsin yüreğimizin
Hani ilk sevmişiz
İlk tutmuşum ellerini
Satılmamışız
Bak diyelim görünce dağların ardı sıra denizi
Susalım
Martılar karşılar
Bir şiir selamlar bizi
Bir düş tutar elimizi
Ahmet Kaya mı dinlesek
Sussak
Bakmaktan usanıp arkamıza
Maviden içsek susuzluğa
Maviden kuşansak sınırlı sorumlu zamana
Ödesek borcumuzu aşkla
Çıksak diyorum yollara
İçim sarı
Sırtım kambur taşımaktan sancıları
Varır mıyım ki sana
Söyle
Düşler de geç kalır mı yarına
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz















































