ÖYKÜ
Giriş Tarihi : 15-06-2024 21:04

Denizin Gözyaşları / Ümit Şevki Somyürek

Yazan: Ümit Şevki Somyürek -DENİZİN GÖZYAŞLARI

Denizin Gözyaşları / Ümit Şevki Somyürek

DENİZİN GÖZYAŞLARI

Çok neşeliyimdir çok, kahkahalarım ta kıyılara vurur köpük köpük. Bazen lacivertimdir bazen masmavi; yanarım güneşin kızıllığında alev alev. Benim aynası dağların, ormanların, karlı tepelerin. Ay benim arkadaşımdır şavkına şiirler yazdırırım. Üstümde gemiler yüzdürürüm. Her gün başka renge girer tuvaller süsletirim. Bulutlarla sevişir, yıldızlarla bakışırım.

Bir dünyam vardır benim, her gün yeniden keşfedilen. Sayısını benim bile bilmediğim canlarım, misafirlerim süsler hayatımı. Her birine nefes olur yuva kurarım. Kanunum bile var benim Arşimet denen ustanın yazdığı. Bazı yerlerim çok tuzlu, bazı yerlerim çok sıcaktır. Siz üstümde yüzen buz tepelerimi görürsünüz. Saklarım içimde oysa kaynayan dağlarımı.

Bolluk bereketimdir ben, kıymetimi bilene. Bazen fırtınalar döner durur başımda, ama ben hep meltemi severim. Ay ışığıyla bir olup yakamozlar üretir, şarkılarına sunarım insanlığın. Şiirler yazarlar üstüme. Âşıklar ateşler yakarlar kumsalların karanlık gecelerinde. Gitarlar ilham alır gel gitlerimden.

Çocuklar, ah çocuklar... Kumdan kaleler yaparlar kıyılarımda, sonra bırakır giderler. Gece olunca ben yıkarım kaleleri, yarın yeniden yapsınlar diye.

Benim de sevmediğim şeyler var elbet. Başta savaşı sevmem, kini, nefreti... Uyum içinde olsun isterim her şey. Üzerimde silahlarla dolaşan çelik giydirilmiş savaş gemilerini, onların içimde gezenlerini, diplerimde yatan savaş uçaklarını... Hepsi bu kadar olsa keşke.

Nasıl söylesem bilemiyorum, son yüz senede yaşayan insanları da sevmiyorum. Bunu söylerken inanın utanıyorum. Çok kirlettiler beni çok. İşlerine yaramayan ne varsa bana gönderiyor; yuvamı zehirliyorlar. Misafirlerim yok oluyor göz göre göre. Gökyüzünden gelen yağmur bile zehirli.

Buna karşı çıkan yok mu? Var elbette, ama o kadar cılız çıkıyor ki sesleri, ben bile duyamıyorum. Bu dünya yalnız onların değil, bilmiyorlar. Beni yok ediyorlar, havayı, toprağı, ormanı... Asıl kendilerini yok ettiklerinin farkında bile değiller. Bizim varlığımızın, onların yaşamlarını sağlamak için olduğunun bilmiyorlar. Çocuklarına, torunlarına gösterdikleri itinayı, onların geleceklerine göstermiyorlar. Gaflet dalalet hatta hıyanet içindeler. Tarihe iz bırakan biri söylemişti şu sözü. Beynimi o kadar kirlettiler ki hatırlayamadım adını, belki siz hatırlarsınız; “Bırakın beni, bırakın biraz ağlayayım. Belki gözyaşlarım temizler bu kadar kirliliği.”

Truva Edebiyat Dergisi Truva Edebiyat Dergisi