BİTPAZARI VE HAYATIN GEÇİCİLİĞİ ÜZERİNE BİR DÜŞÜNCE
Bugün Kocaeli bitpazarına yaptığım ziyaret, beni hayatın geçiciliği ve sahip olduklarımızın gerçek değeri üzerine derin düşüncelere sevk etti. Pazarın kalabalığı içinde dolaşırken vefat eden bir ressamın eşyalarının satışa çıkarıldığını gördüm. Sanki zaman durmuştu o an. Bir ressamın fırçasından çıkan son renkler, yarım kalmış hikâyeleri… Şimdi başkalarının ellerinde yeni anlamlar arayacaklardı.
Çocuklarına, babalarından kalan bu değerli hatıraları saklamalarını, onları birer miras olarak görmelerini önerdim. Ancak onlar, bu fikre sert bir şekilde karşı çıktılar. Hatta ressamın kedisini bile satmaya çalıştılar. O minik, tüylü canlının gözlerindeki hüznü görmezden gelmek mümkün değildi. Sanki o da sahibinin anılarının yok oluşuna sessizce şahitlik ediyordu.
Gözlerimle gördüm ki kısa süre içinde tüm eşyalar, anılar ve hatıralar satılmıştı bile. Sanki bir ömür bir anda yok olmuştu. Geride kalan yalnızca boş bir sandık ve hatıraların hayaletiydi.
Bu olay, eşyaların maddi değerinin ötesinde, manevi değerinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlattı bana. Yıllar boyunca biriktirdiğim, özellikle de yurt dışında katıldığım sergilerden kalan hatıralar ve hediyelerle dolu 22 kutu; kişisel sergimden kalan eşyalar; katıldığım karma sergilere ait 78 dosya… İçlerinde sergi için bastırdığım davetiyeler, sergi tanıtımını yapan büyük boy muşamba afişler, bana verilen hediyeler, sergi fotoğrafları, devlet büyüklerinden gelen mesajlar, notlar, uçak biletleri, tren biletleri, CD'ler… Hatıralarla dolu ne çok şey biriktirmişim meğer. Bir de hazırladığım, ücretsiz dağıttığım 4 kitabın naylon poşetler içindeki 200 örneği vardı.
Bunca yıl sonra, evime gelen onlarca insandan hiç kimse bu sergilerle ilgili tek bir soru sormamıştı. Çünkü sergilerimi ve etkinliklerimi sosyal medya hesabımdan paylaşıyor, fotoğrafları oradan görebiliyorlardı. Belki de bu yüzden kimse sergiler hakkında ayrıntılı bilgi alma ihtiyacı duymuyordu. Ama yine de bu durum beni düşündürmeye yetti.
Ölümün ani ve kaçınılmaz olduğunu düşününce, bu eşyaların bir gün çöpe atılacağı fikri beni derinden rahatsız etti. Kutuları tekrar gözden geçirdim ve işime yaramayan, artık anlam ifade etmeyen eşyaları ayıklamaya başladım. Belki de birçoğu gerçekten çöpe gidecekti. Ama en azından bir kısmını ayıklayarak içimi rahatlattım.
Bu deneyimden çıkardığım en önemli ders, evimizde biriktirdiğimiz eşyaların gerçek değerini sorgulamamız gerektiği... Çoğu zaman, hatıralarla dolu olduğunu düşündüğümüz eşyalar, aslında yalnızca yer kaplıyor ve bizi geçmişe hapsediyor. Onlara takılıp kalarak şimdiki zamandan ve geleceğimizden uzaklaşıyoruz.
Sizlere de tavsiyem, evinizdeki fazlalıklardan kurtulmanız. Nasılsa bir gün çöpe gidecek olan eşyaları elden çıkararak hem kendinize yer açmış olursunuz hem de başkalarının işine yaramasını sağlayabilirsiniz.
Unutmayın, önemli olan eşyaların çokluğu değil, onların sizin için taşıdığı anlamdır. Bazen, hatıraları canlı tutmanın en iyi yolu, onlara fiziksel olarak sahip olmak değil, onları kalbimizde yaşatmaktır.
BU MESAJI YAYINLADIKTAN SONRA
Bu mesajı yayınladıktan sonra, huzurevindeki arkadaşlarımdan birçok telefon aldım. Çocukları tarafından aranmayanlar, yalnızlığa gömülenler, yaşlılık nedeniyle sanatla uğraşamayanlar, yatağa mahkûm olanlar, ailesi tarafından sanat yaptığı için eleştirilenler… Hepsini dinledim. Hüzünlerini, yüreklerinde taşıdıkları kırgınlıkları, unutulma korkularını anlattılar.
Yaşadıkları bu dünyada eserleriyle hoş bir seda bırakmak, unutulmamak istediklerini söylediler. Gözlerinde bir çocuk saflığı, seslerinde ise zamana direnen bir tutku vardı. Onların bu samimi duyguları beni derinden etkiledi.
İşte o an anladım ki geride bıraktıklarımız değil, gönüllerde bıraktığımız izler kalıcıymış.
Şu anda etrafımda sizin gibi sevenlerimin olması, şiirlerimi, yazılarımı ezbere bilen, yanımdan bir dakika bile ayrılmak istemeyen dostlarımla çevrili olmak beni tarifsiz bir mutlulukla dolduruyor.
İyi ki varsınız.
Hayata teşekkür ederim.
Sizi seviyorum.
Saygılarımla,
***













































