MANZUME
Giriş Tarihi : 20-06-2025 18:36   Güncelleme : 21-06-2025 00:15

Bir Zeytini İki Kere Isırırdık / Necati Tofur

Necati Tofur -BİR ZEYTİNİ İKİ KERE ISIRIRDIK

Bir Zeytini İki Kere Isırırdık / Necati Tofur

BİR ZEYTİNİ İKİ KERE ISIRIRDIK

Babam kamyon şoförüydü.
Geceleri yola, gündüzleri rüyalarımıza düşerdi.
Aylarca gitse de, kapının koluna asılı ceketinden eksik olmazdı kokusu.
Annem susardı çoğu zaman, ama suskunluğu yüreğimde yankı olurdu.
Yokluk vardı evde, ama biz bunu o zaman yok sanmazdık.
Bir zeytini iki kere ısırırdık,
Bir ısırık bize, bir ısırık hayata katık olurdu.

Oyuncaklarımız yoktu,
Ama her taşın bir adı, her çamurun bir hikâyesi olurdu.
Kırık bir teneke kutudan araba yapardık,
Tekerlek yerine düşler koyardık altına,
Koşardık arkasından, sanki tüm dünya bizimle yarışta.

Okula aç giderdik bazen,
Ama cebimizde annemizin duası olurdu,
Ve biz o duayla doyardık çoğu zaman.
 bayat ekmeklerle  tost yapmayı öğrenmiştik,
Yokluk içinde lezzeti keşfetmiştik.

Yeni ayakkabım pek olmazdi çocukken,
Hacı amcamdan veresiye aldığımız ayakkabılarla yürümeyi öğrendim,
Dizleri yırtık yamalı pantolonlar içinde büyüdüm,
Ama onurum hep yepyeniydi,
Kalbim hiç eskiyip sökülmedi.

Kış gecelerinde soba başı masal olurdu,
Babam anlatamazdı pek,
Ama sessizliğiyle kurardı en güzel cümleleri.
Biz onun yorgun ellerinden sevdik emeği,
Ve annemin yüzündeki çizgilerden okuduk sabrı.

Şimdi geriye dönüp baktığımda,
O yoklukta gizlenmiş zenginlikleri görüyorum.
Bir zeytini paylaşmayı,
Bir lokmadan çokça doymayı, sabrı yardımseverliği
Bir bakıştan dünyaları anlamayı öğrendim.

Şimdi çocuklar oyuncak isterken marketten,
Ben taşları özlüyorum,
Çünkü o taşlarla hayal kurmayı bilen bir kalptim ben.
Ve o kalple yürüdüm bu güne,
Bir zeytini iki kere ısırarak,
Hayatla bölüşerek,
Yoklukla dost, umutla kardeş olarak…

***

TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE  KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...

Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz.

Truva Edebiyat Dergisi Truva Edebiyat Dergisi