KİTAP ANALİZİ
Giriş Tarihi : 06-11-2025 16:27   Güncelleme : 06-11-2025 19:48

Bir Kitap: Kelebekler Zamanında - Julia Alvarez / Arzu Ortaören

Hazırlayan: Arzu Ortaören -BİR KİTAP: JULİA ALVAREZ / KELEBEKLER ZAMANINDA

Bir Kitap: Kelebekler Zamanında - Julia Alvarez / Arzu Ortaören

KELEBEKLER ZAMANINDA / JULİA ALVAREZ

330 SAYFA 

Vatan için ölmek boşuna ölmek değildir. 

PATRIA MERCEDES MIRABAL
(27 Şubat 1924-25 Kasım 1960) 
MINERVA MIRABAL
(12 Mart 1926-25 Kasım 1960) 
MARIA TERESA MİRABAL
(15 Ekim 1935-25 Kasım 1960) 
RUFINO DE LA CRUZ'un 
(10 Kasım 1923-25 Kasım 1960) anısına diye başlıyor Julia Alvarez'in 330 sayfalık bu kitabı.

Mirabal Kardeşler, Dominik halkının ifadesiyle onlar "Kelebekler"
Sıradan bir ailede yetişen dört kız kardeşin, Rafael Trujillo diktatörlüğüne karşı adım adım örgütlenmesinin hikâyesini okuyoruz Kelebekler Zamanında adlı bu kitapta.
Patria, Minerva, Maria Teresa ve Dedé'nin sıradışı ve mücadele dolu öyküsü. 

1930 - 1961 yılları arasında, Dominik Cumhuriyeti'ni diktatörlükle yöneten, sayısız insanın ölümüne sebep olan, pek çoğunu hapse atan, işkence eden, mal varlıklarına el koyan Trujillo'ya karşı cesurca mücadele ediyor Mirabal Kardeşler. Bu uğurda hem kendileri hem de eşleri hapis yatıyor, işkenceye maruz kalıyor ama asla yılmıyorlar.

Öyle ki bizzat Trujillo, korktuğu iki şey olduğunu söylüyor; biri kilise, diğeri Mirabal Kardeşler. Ne yazık ki, bu mücadeleyi canları ile ödüyorlar. Üç kız kardeş ve geride kalan tek kardeşleri Dedé'nin anlatımı ile hayat buluyor bu onurlu mücadele. 

"1999'dan beri 25 Kasım, Birleşmiş Milletler'in önerisiyle Uluslararası Kadına Yönelik Şiddeti Protesto Günü olarak kutlanır. 25 Kasım'ın seçilmiş olmasının nedenlerini araştırırken tanıdım Mirabal kız kardeşleri" diyor kitabın çevirmeni Seynan Levent. 

Yaşamları kadar öldürülmelerinden de etkilenerek kaleme alınan bu kitaba ulaşıp dilimize kazandırıyor bu haklı ve onurlu mücadele hikâyesini.

Onlar, diktatörlüğe boyun eğmektense sevdiklerinden ayrı kalmayı, hatta ölümü göze aldılar. Çaresiz bir halka umut olmayı başardılar, rahat hayatlarını özgürlük uğruna feda ederek sembol hâle geldiler "Kelebekler." Kitabın yazarı da bu diktatörlük rejiminden nasibini almış, on yaşındayken ailesi ile ülkelerinden kaçarak Amerika'ya yerleşmek zorunda kalmış bir isim. Romanı yazmasının amacını da "Elbette bir zalime karşı savaşan bu kız kardeşler, her türlü adaletsizliğe karşı mücadele eden kadınlar için örnek teşkil ediyorlardı ve onları insanlıkla tanıştırmayı umuyorum" diyerek dile getirmiş. 

Bu onurlu mücadeleyi, kadınların tarihin akışını değiştirme gücüne sahip güçlü karakterlerini anlatan eseri okurken sevgili Bahar eşlik etti bana. Canım çok teşekkür ediyor daha nicelerine, keyifle diyorum. 

Hangisi daha önemli, aşk mı devrim mi? "İkisi de ikisi de ikisini de istiyorum" diyordu kafamın içinde küçücük bir ses. Aklım bir oraya bir buraya gidiyordu. Akşam “evet” diye ördüğümü, sabaha “hayır” deyip çözüyordum. Hayat önünde sonunda senin yerine karar veriyor zaten. 

Kelebekler. Hep özgürlüğü çağrıştıran bu kelime, hem onların hem de faşist bir diktatöre karşı verilen mücadelenin adı olmuştur. 
İnancımız paha biçilemez incimizdir biliyorsun, onsuz hiçbir şeyiz. 

***


Editör: Ümmügülsüm Hasyıldırım

Truva Edebiyat Dergisi Truva Edebiyat Dergisi