FARE KAPANI / AGATHA CHRİSTİE
Dünya bembeyaz, sessiz ve tuhaf bir biçimde tehlikelerle dolu.
İlk öykümüz kendilerine miras kalan evi pansiyon olarak işletmeye karar veren yeni evli çift Molly ve Giles'in hikâyesi. Kar fırtınası olan bir günde geliyor misafirler pansiyona ve bir süre sonra fırtına o kadar şidetleniyor ki dünya ile irtibatları kesiliyor.
Bu arada yakın zamanda işlenen bir cinayet mahallinde bulunan delil, pansiyonda mahsur kalan küçük grubunda tehlike içinde olduğunu göstermektedir. Küçük bir not defteridir bu delil ve iki adres vardır defterde. İlki, cinayet işlenen ilk mekan diğeri de pansiyona aittir.
Kar ve tipiye rağmen katil pansiyona ulaşabilecek midir? Misafirlerin ve Molly- Giles çiftinin geçmişleri, iç içe geçmiş ilişki ağları ve bu ilişkilerin katille bağlantısı nedir?
Oldukça akıcı, merak uyandıran bir macera ve beklenmedik bir son. Uzun yıllar önce Ankara Devlet Tiyatroları’nda izleme şansı da bulduğum bir hikâyeydi. Zaten tiyatro tarihinde de en uzun kalan oyun olduğu belirtilmiş arka kapak yazısında. Heyecanla okudum ve çok beğendim.
Diğer öykülerimiz ise 5 kitaptan oluşan Tuppence ve Tommy Beresford çiftinin maceralarıydı ki onların hikayesini kitaplarını okuduktan sonra yorumladığımız için burada bahsedip vaktinizi almak istemiyorum. Biz sevdik özellikle ilk öyküyü, Agatha okumayı seviyorsanız okumanız gerekenlerden diyerek sonlandırmak istiyorum sözlerimi.
Kar her şeyi zorlaştırıyor, öyle değil mi? Ya da... Her şeyi kolaylaştırıyor.
***














































