4 GÜN 3 GECE / AYŞE KULİN
Sadece cebi doldurmakla olmuyor kalkınma. Bilgiyle beslenmeyene paradan fayda gelmez!
Sevda, ellili yaşlarda Demokrat Parti milletvekili Sedat'ın eşidir. Hasta annesine bakmak için Ankara'dan İstanbul'a gelen Sevda, önce babasının ani ölümü, ardından hasta annesinin vefatı nedeniyle beklediğinden uzun süre kalır İstanbul'da. Eşi Sedat, o sıralar bir toplantı için yurtdışındadır. Bugünler Sevda ve Sedat için dönüm noktasıdır. Zira Demokrat Parti ile uyuşmayan fikirleri nedeniyle istifa edecektir Sedat. Sonrası bir belirsizlik.
Tarih 25 Mayıs 1960. Alışverişten dönen Sevda, Taksim'de eylem yapan bir grubun arasında kalır ve zorlukla ulaşır evine. Asansöre bindiğinde hiç beklemediği bir olayla karşılaşır. Yüzü gözü kan içinde bir genç asansöre sığınmıştır. Kayıtsız kalamayan Sevda, yaralı ve ateşler içindeki genci evine alır. 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Yusuf'tur evine aldığı genç ve hikayemiz burada başlar.
1960'ların Türkiyesi.
Kaynayan, sokaklara dökülen üniversite gençliği...
Dönemin Ankara'sı, İstanbul'u…
6-7 Eylül olayları…
27 Mayıs darbesi…
Köyden kente gelmiş bir gencin hikayesi…
Alevi kültürü…
Sevda ve Yusuf'un yakınlaşmaları…
Tüm bu başlıklara ufak ufak dokunuşlar yapılan bir macera 4 Gün 3 Gece. Tek bir mekanda, Sevda'nın evinde geçiyor eser. Ayşe Kulin kalemini severim ve neredeyse tüm kitaplarını okudum. Bu kitaba başlarken 27 Mayıs darbesini okuyacağımı düşünmüştüm; ama çok çok yüzeysel bir anlatımla karşılaştım. Okuması her zamanki gibi akıcı bir kitap. Fakat pek çok konuya dokunsa da her bir başlık havada kalmış. Adı Aylin, Türkan, Köprü, Nefes Nefese, Füreya gibi çok beğenilen kitaplarını okuyanlar için elbette hayal kırıklığı ile kapatılıyor kitabın kapağı. Sevgili Bahar yol arkadaşımdı. Eşlik ettiğin için teşekkür ederim canım. Okuma durgunluğumuza iyi geldi aslında bu kitap kolay ve anlaşılır anlatımı ile; ama keşke daha derinlikli bir anlatım olsaydı.
" — Tek taraflı aşka, aşk denmez ki.
— Ne denir?
— Zaman kaybı. Eğer çok uzadıysa da çile."
"Balıklar ve misafirler üç gün sonra kokar!"
"...yanan gemiyi önce fareler terk eder, kaptanlar son ana kadar kurtarmaya çalışır!"
"Kapattık ışıkları, iyi uykular!
...sıkı bir uyku her derde devadır."
"Çalışmak, unutmak istediğinden bir kaçış değil, bir sığınaktı onun için..."
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz



























































