ŞİİR
Giriş Tarihi : 31-08-2026 22:35

Bir Eylül Meselesi / Gülhan Gürbüz

Gülhan Gürbüz -BİR EYLÜL MESELESİ

Bir Eylül Meselesi / Gülhan Gürbüz

BİR EYLÜL MESELESİ

Bir sonbahardı.
Belki de ömrümün sonbaharı.
Aylardan Eylül, 
Günlerden hüzün,
Mevsimin savrulan yaprakları gibi.
Sonu bildik hikâyeler gibiydi gidişin.
Ayazda kalmış yüreğime, 
Zemheri türküleri bırakan gidişin.
Ömrümün tüm eylüllerine düşman edişin, 
Giderken sana "gitme" diyemeyişim!
Yolun yolum, solun benim değildi artık
Anladım.
Dokunsalar, bırakacağım kendimi dizlerimin üzerine,
Dokunsalar, boşalacak gözlerimden pınarlar.

Ey yâr taş mı kesildi yüreğin?
Ardından günlerce hüzün koktu yağmurlar.
Penceremin buğulu camlarına çizdim hayalini.
Boğazımda bir düğüm, 
Sükût eyledi dilim, aklım firari. 
Hüznüm sığmaz oldu odalara, 
Bedenim sanki ruhuma dar.
Sokaklarda adım başı yalnızlık, 
Rüzgâr, sonbahar ve ardından
Ömrüm misali savrulan sarı yapraklar...
Ah, yüreğimden zamansız uçup gitti turnalar!

Darıldım aynalara, 
Kapattım yüreğimin kapılarını, 
Kimseler görmesin dedim, gönlümdeki kederi.
İnsan, hiç yorulur mu sevmekten?
Ben yoruldum, çok kere.
Peki, insan defalarca kırılır mı aynı yerden?
Kırılıyormuş meğer.

Ey rüzgâr, al götür yüreğimi de
Kalmasın bende, baş edemem!
Bu saatten sonra sabah olmuş, 
Gün doğmuş,
Gün eksilmiş penceremden, ne çıkar,
Sen yoksun!
Gece bile sarmaz oldu sinesine.
Şimdi gecelere düşman yüreğim,
Gelmek bilmeyen sabahlara düşman,
Düşlerimin boynu bükük.
Yine mevsim sonbahar,
Aylardan eylül
Ve yüreğimde müebbet hüzün!

***


Editör: Suna Türkmen Güngör

Truva Edebiyat Dergisi Truva Edebiyat Dergisi