BİR DAĞISTAN VAR
Güneş vurunca titrer, göğsündeki ak taşlar,
Sende duman kesilir, gözden dökülen yaşlar.
Eğilmedi bu başlar bin asırdan beridir,
Selam sana ey baba mülkü, ey ulu eşik!
Şühedaya son menzil, yiğitlere ilk beşik!
Kökü derin bir çınar, dalları göğe değer,
Bu toprakta diz çökmek, ölmekle birmiş meğer.
Rüzgâr bile geçerken seni görürse eğer,
Selam sana ey gönül bağı, ey vatan nuru!
Kafkasya’nın sönmez közü, sarsılmaz gururu!
Hazar’ın dalgasında, Şamil’in pusatı var,
Her patika izinde, bin yıllık vuslatı var.
Bu davanın bitmeyen, mukaddes hasatı var,
Selam sana ata ruhu, ey dirlik kalesi!
Mazlumun sığınağı, hürriyetin gür sesi!
Kaderin kayalardır, sabrın ise bir derya,
Sensiz geçen ömür, ziyan edilmiş rüya.
Can feda olsun sana şu emanet dünyada,
Selam sana ey mühürlenmiş yurt, sönmez ocak!
Evlada ana kucağı, açılan tek kucak.
***













































