BİR AZABIN İÇİNDEYİM AZİZE’M
Sarılmayan yanlarım öksüz,
Duygularımda bir anlaşmazlık,
Bahçemde tebessüm yok.
Tenimde bir asık suratla
Tel örgülerime sarılıyorum,
Akrep gömecinde nefessizim.
Yüreğim uğrak bir patika,
Karanlık bir kuyuda sensiz,
Buzullar çağında kanatsız,
Bir azabın içindeyim, Azize’m
Çırpındıkça batıyorum sende,
Güneşin gündüze vedası gibi
Bi ikilemin dar boğazındayım.
Duygularım aşikârdır benliğine,
Yankılanan sesimi duy kalbinde,
Bende gam ve keder kardeş,
Veysel’in ruhu bende bi sızı
Gözlerinin karanlığındayım.
Bir parça aydınlık, bir tutam sevgi
Arıyorum, gönlümün bahçesinde.
Kinayelerimde acı bir hikâye,
Sabır taşına sırtımı dayamış,
Eyyüb’ün yaralarını sarıyorum,
Feryat, figân vadisindeyim,
Bir bir dağlıyorum çimenleri.
Bir yanım şule, bir yanım tan yeri,
Cûdî dağının eteğinde bir bedevi gibi
Paçavra olmuş hayatı sindiriyorum.
Ne bir adım geri ne bir adım ileri,
Nuh’a haber salın, gelsin de tufan görsün.
Oysa otantik bir mecradayım.
Sararmış yüreğimin yapraklarını,
Aden bahçelerimin yamacında,
Bir bir meltemlere bırakıp
Yeni filizler yetiştiriyorum.
Kağıdın gönlü bende yoksa
Mürekkebinde kor gibi yansam
Zamanın serabında kaybolsam
Sendeki devranda mülk olsam
Kalem olsam kelâm olsam boş,
Boş Azize’m
***















































