AYNI DEM
Ne keser ki geceleri
bir tanem
bir nefes ki
aynı dünya, aynı dem.
Uzandım pencerenin camından
o sokak ki
değişmemiş hâlâ sen.
Bir düğüm ki elimize verdiler,
tutturdular
en nazik yerlerinden.
"çekip çıkaramazsın
o seni çeker!"
Ne ben çözebildim seni
ne de sen.
Gönül ikliminde bazen parıltı
bazen de kıvrılır
koca bir nehir.
Bazen hırçınız
bazen de durgun.
Bazen de serilir ölü bir toprak.
Bazen ararız sığınacak
bir yer.
Ne rıhtım buluruz,
ne de bir liman.
Demirleriz hayatı koptuğu yerden.
Ne keser ki soluğumu birtanem
Bir dünya ki aynı nefes,aynı dem.
Bir rüya ki
düşmüşsün kuyusuna.
Çırpınsan düşersin yine tepetakla.
Birlikte boğuştuk hoyrat dalgalarda.
O ki kaçtığımız yerden koşup yakalayacak.
Yolumuz hep bize çıkar mı bilmem?
Kıyılar birbirimize
ortak.
Önce gönül kırılır inceden,
günahsızdır kar misali kardelen.
Yanıp sönerken
gecelerin lambası.
Belki bir sabah doğacak
hâlâ inadına, inadına, inadına.
Herkes yanıp sönecek
farklı renklerle.
Kendi ritminde,
kendi ülküsünde.
Bir paragraf içinde
kendi zamanının treninde...
Gördün mü gülün yüzünde çiğ tanesini?
Savunmasız, tedbirsiz, çırılçıplak...
Hangi bahar koşup da
çırpınacak?
Kim tutacak,
kim onu ısıtacak,
kim bizi yeşertecek
aynı dalda?
Ne kesecek soluğumu bir tanem?
O nefes ki aynı dünya, aynı dem.













































