AYNADAKİ KELAMLARIN SECİYESİ
Hidrolik bir aynada yansılanıyor yalnızlığım
Sürgünceliğim buruş buruş
Ütülenmesi gerek bir an evvel cümle sıvıların
Sonra cümle kurmayı öğretmeye
Başlayabilirsiniz civalı saatlere.
Mevzu gereği, mecburi ,
Epeydir bir yırtıcı kartal otarıyorum gökte, metalik bir kavalla.
Ulusal bir kimliğe bürünüyor doruklar,
Sahiplenmiyorsunuz yine de içimdeki çığları,
Boranlar nedense hep beni tehdit ediyor bir de serçeleri
Bizii kırıyor beklenti siliciler perçin perçin
Hadi anladım kendimi de
Ne suçu var serçelerin.
İlan ola ki,
İradem dışı bir seçki gidişlerim ve gidişlerin.
Ardında teklik bıraka bıraka.
Sizin iradenizin de bir hükmü yok anlaşılan
Örterdi öyle olmasa yavru hüzünleri
Getirdiğiniz koyu burka.
Daha fecisi,
Seciyesi bozukça,
Soyu nesebi belli değil ıstırap şerh eden çehrelerin.
Yekinme özürlü dizleri var kendimi senle bildim bileli
Sülfürlü dizelerimin.
Kendim bile hayretteyim ,
Bu uyuşuk ellerle nasıl yazdım bu gürleyen
Ama birbirini dermansız bırakan şiirleri.
Ey kalem!
Ben değilim, biz değiliz, hiçbirimiz değil yeminle
Kelam sahibi!
Ölçüsüzdür teslim olan damarların seviyesi.
Su götürmez gerçektir yalnızlıklar boyunca
Yazgısından kopmadan hayatın,
Su gibi akıp tükendiği.
Bunu kavradığınız an iyi olur,
Güzel olur aynadaki kelamların seciyesi














































