AŞK ve İHANET
Kadın, kafası karışık bir şekilde yürümeye devam ediyordu. Sahile az kalmıştı. Gözlerindeki yaşlar yüz kıvrımlarından dökülürken tek düşüncesi, bir an önce, uğradığı ihanetin acısını dindirmekti.
Yıllardır beraber olduğu, evlenip iki çocuk sahibi olduğu adamın, onu başka bir kadınla aldattığını öğrenmişti. Dünyası başına yıkılmış, nasıl bir tepki vereceğini bilemiyordu. Önce öfke, sonra üzüntü, ardından da çaresizlik hissetmişti.
Artık ona güvenemezdi. Onu sevdiğini, onunla bir ömür geçirmek istediğini söylerken, başka bir kadınla birlikteydi. Bu, nasıl bir ihanetti?
Kadın, sahile geldiğinde denizin en uç noktasındaki kayalığa oturdu. Sigarasını çıkardı, çakmağını çaktı. Ateş gözlerini kamaştırmıştı ve çoktandır duymadığı ateşin sıcaklığı bir an onu geçmişe, mutlu olduğu günlere götürmüştü.
Genç bir kızdı. İdealleri vardı. Okulun akıllı ve güzel kızlarındandı. Havalıydı. Okuyup, doktor olacaktı. Şimdi düşünüyordu. O kızdan geriye aşık olmanın nasıl hayatını etkilediğini, birine kanarak yalan sevgilerin peşinde koşmanın cezasını çekiyordu.
Çünkü seviyordu ve inanmıştı. Onun için bir çok fedakarlık yapmıştı. Ona, ailesi böyle öğretmişti. Sevgi, fedakarlık gerektirir demişlerdi ama bilmediği, herkes kendisi gibi değildi.
Şimdi, karar verme zamanıydı. Ya bu dünyadan ebediyyen ayrılacak ya da burada kalıp mücadeleye devam edecekti.
Bir nefes aldı sigarasından, derince içine çekti. Sonra, dumanını ağır ağır bıraktı. Sanki, içinden bütün sıkıntısı çıkıyor, bir hafifleme geliyordu. Biraz daha rahatlamış, düşünceleri berraklaşmıştı.
Sonra düşündü. Bu dünyada kimse için ölmeye değmezdi. Çok sevse de, geride kalıp çocukları için yaşamalıydı. Onları iyi insan yapmak için uğraşmalıydı.
Kalktı oturduğu kayadan, son bir nefes daha çekti. Sonra geldiği gibi çıkarak ağır ve emin adımlarla eve doğru adımını attı.
Yeni bir yaşam için, çocukları için hayata tutunma adına umutlarına yürümeye başladı.
Evin kapısına geldiğinde, çocukları onu kapıda karşıladılar. Onları görünce yüzünde bir tebessüm belirdi.
"Anne, seni çok özledik."
"Ben de sizi çok özledim."
Çocuklarını kucakladı ve onları eve soktu.
Artık hayat onun için daha zor olacaktı. Ama o, çocuklarının iyiliği için her şeyi yapmaya hazırdı.
Aradan yıllar geçti. Kadın, çocuklarını büyüttü ve iyi birer insan olmaları için elinden geleni yaptı. Kendisi de bir iş buldu ve hayatını idame ettirmeyi başardı.
Bir gün, sahile gittiğinde kadın, yıllar önce oturduğu kayalığı gördü. Kayalığa yaklaştı ve o gün yaşadıklarını hatırladı.
"O gün, hayatımda yeni bir sayfa açmıştım." dedi kendi kendine; "Artık daha güçlüyüm ve kimseye muhtaç değilim."
Kadın, kayalıktan ayrıldı ve yoluna devam etti. Artık arkasında kalanlara üzülmek yerine, önündeki güzel günlere odaklanmaya karar vermişti.
Yaşamına baktı. Çocuklarıyla birlikte mutlu bir hayatı vardı.
Bir gülümseme yayıldı yüzüne.













































