ANTİK RÜYALAR
Gülümsercesine bir fıkraya
Tepeden rahattı alabildiğine
Sanki evvelden alışıklık,
Müzmin yanılmışlık,
İnanmıyor hâlâ bunun
Böyle olabildiğine.
Razı olmak lazımdır belki de;
İhtimal saklı bir hırçınlık
Sanki ezelden tanışıklık
Sırtındaki yüke hamal Toroslar.
Meşaleler tılsımkâr gecesinde…
Ay titrer, ceylanlar dökülür eteklerine.
Yunus aslına danışır,
Ferhat alır küreğini kazmasını eline,
Kerem Aslı’yla tanışır;
Saz öğrenir içlenmenin her türlüsünü,
Saz yanmışlıkla tanışır.
Yarışır meşaleler her bir zirvesinde,
Bulutlara şivanlar karışır.
O salar kendini antik rüyalara;
Türkülerle besler,
Acının her hücresini.
O dalar Kenan’da kör kuyulara;
Yakup’u çok olur, Zeliha’sı az,
Değildir aslında o kadar uysal:
Pir Sultan kadar âsidir,
Dadal’ca aymaz,
Karnındaki derde gebe Toroslar.
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz.


























































