AKASYALI DUALARDA
Bir çiçekleniş öyküsü bu, kanatlanış valsi
Aslasız / rakipsiz / misalsiz / eyvahsız / sankisiz / bir zer serpintisi
Beklemekte bir bulutlu durakta kumru
Fosfor yağmurları devrede şıkır şıkır
Sahilde körfez muhallebicisi, sevda muhabbetçisi
İki el içi oyası, kulaç istemi bir nevi mor figür
Alemünyum folyo, garnitür...
Demir atmış limanda Ocean Two Şilep'i, Aşkistan bandıralı;
Koruma refleksi bu, gün yüzünde derinliği,
Açalım açık alın, enginin rugan örtüsünü,
Yakalım siyanürlü gecenin zembilde tütsüsünü,
Aslı, duş almakta süs dağı pınarında,
Saç teli, okyanus esintisi şampuan
Aslı saftır asil sevdanın,
Bu olsa gerek her ezginin nakaratı.
Bugün bir başka tuhaf sanki Kerem'in saz teli, can sızlatan,
Tepe tepe bıldırcın uçurtan,
Bırak bıldırcınları, içlerinden geldiği gibi uçsun,
Uçsun kemlik sevi yuvamızdan..
Biz, bilişimine erelim bizdenliğin
Orkide döşemeli bir arabada,
Göz kırpalım epey uzaklara
Düşlerin bile bilmediği uzaklara
Akasyalı dualarda...


























































