BİYOGRAFİ
Giriş Tarihi : 16-01-2026 20:58   Güncelleme : 09-03-2026 22:45

Agatha Christie - Biri Dedektif mi Dedi / Bilgi Şakar

Hazırlaya: Bilgi Şakar -AGATHA CHRİSTİE / BİRİ DEDEKTİF Mİ DEDİ

Agatha Christie - Biri Dedektif mi Dedi / Bilgi Şakar

AGATHA CHRİSTİE / BİRİ DEDEKTİF Mİ DEDİ

Sevgili Agatha,
Yoksa Dame Agatha Mary Clarissa Christie Mallowan mı demeliyim?

Veya Lady Mallowan… Ya da Mary Westmacott dememi mi istersiniz?

İstek, tutku, azim, çalışmak ve zirve...
Shakespeare’den sonra kitapları en çok satan ve İncil’den sonra en çok okunan yazar: Agatha Christie… 

Polisiye hikâyelerinin duayen kalemi, Mary Westmacott takma adıyla duygu yüklü aşk romanlarının yazarı.

En az kitapları kadar ilginç ve sıradışı hayata sahip İngiliz bir hanımefendi. Sizinle tanıştığıma çok memnun oldum.

Ben sizin bir asır önce yazdıklarınızı okuyup kaleminize hayran kalmış bir edebiyat yolcusuyum. Sizi, kelimelerinizden ve kurduğunuz cümlelerden tanıyorum.

Ben de sizin gibi kalemle ve kelimelerle arkadaşlık ediyorum.

Yazdığınız kitaplar birçok kez dizi ve film olurken tiyatro eserleriniz kesintisiz yıllarca en önemli sahnelerde oynandı. 

Bu ne kadar onur verici bir tablo. 

Zaten gerçek sanatçılar eserleriyle yüzyıllar boyu yaşamaya devam ederler.

Evet sevgili Agatha, yazdıklarınız en çok satılan ve en çok okunan kitaplar listesinin en üst sıralarında.
Babanız Frederick Alvah Miller ve anneniz Clara Boehmer'in 15 Eylül 1890 günü kucaklarına aldıkları sevimli üçüncü çocuklarının dünyaca ünlü bir edebiyat duayeni olup onları onurlandıracağınızı bilmiyorlardı elbette. 

Disleksili bir çocuk olduğunuzu, daha dört yaşında okuma yazma öğrendiğinizi, on yaşına kadar evde eğitim aldığınızı öğrendim. Bir eğitimci olarak bunun kolay olmadığını biliyorum ve sizi bu azminizden dolayı tebrik ediyorum.

Sanırım çok arkadaşınız olmamıştır o dönemde. 
Sevgili Agatha, çok erken yaşta zatürre ve böbrek yetmezliği yüzünden babanızı kaybetmişsiniz. Sizi benden daha iyi hiç kimse anlayamaz. 

Annesiz veya babasız büyümenin insanın içinde nasıl yaralar açtığını çok iyi biliyorum. Bir süre sonra şan ve piyano eğitimi için Paris'e gitmişsiniz.

"Paris'te geçirdiğim kış ve bir yaz, hayatımın en mutlu günlerinden bazılarıydı. Her zaman birbirinden güzel şeyler oluyordu." diye not düşmüşsünüz. Fransa'yı çok sevmiş olmalısınız ki yazma çabalarınız devam ederken 24 yaşınızda bir dans gecesinde tanıştığınız Albay Archibald Christie ile evlenince yine Fransa'da yaşamaya başlamışsınız.

Bence Fransa size çok iyi gelmiş, neden mi söyleyeyim; severek okuduğumuz kitaplarınızdaki ünlü dedektif "Hercule Poirot" karakterinin ilk kez yer aldığı "Styles'daki Esrarengiz Olay" kitabını yazmışsınız. Ve artık bu karakter otuz üç romanınız ve elli dört kısa öykünüzde hep bizimle birlikte olacaktır.

"Hercule Poirot" karakterini Belçikalı olarak tasvir etmişsiniz, ben ya İngiliz ya da Fransız olur diye düşünmüştüm veya annenizle birlikte gittiğiniz Mısır'dan.

Sebebi, 1. Dünya Savaşı sırasında gönüllü hemşirelik yaptığınız sırada tedavi ettiğiniz Belçikalı mülteci ve askerlerdi sanırım.

Kitaplarınızda bir diğer ve önemli karakter, "Miss Marple" adındaki ilk kadın dedektif olarak karşımıza çıkıyor.

Kısa sürede çok sevilen ve tanınan bir yazar olmuşsunuz.

Ha bu arada bir ortak yanımız olduğunu daha öğrendim; o da Sherlok Holmes öykülerini okumak.
Ancak 1926 yılında başınızdan ilginç bir olay geçmiş. On bir gün kayıplara karışıyorsunuz ve arabanız bir göl kenarında ağaca çarpmış olarak bulunuyor. Fakat içinde siz yoksunuz. 

Kısa zaman sonra bir otelde Mrs. Neele ismiyle ortaya çıkıyorsunuz ve herkes sizden bir açıklama beklerken hiçbir şey anlatmıyorsunuz. Bilirsiniz, bu olayla ilgili birçok varsayım yapılmış, bugün bile bu olay tam çözülmedi ve bu sır sizinle göçüp gitti hanımefendi. Doğrusu, ben de merak ettim ne olduğunu. Bir kaza mı ustaca hazırlanmış bir ilgi çekme metodu mu yoksa bir hafıza kaybı mı bir intikam planı mı bilmiyoruz. Bu sizin sırrınız. 

Çok geçmeden annenizi kaybetmişsiniz. İnsan kaç yaşında olursa olsun anne kaybı acıdır. Bu olay sizi derinden etkilemiş olacak ki evliliğiniz de bundan etkilenmiş. Daha sonra da soyadını kullanacağınız eşinizden sancılı bir süreçle boşanmışsınız.

Annenizin kaybı ve evliliğinizin bitmesinin ardından bu karanlık günler geride kalmış. Yeni bir aşka yelken açmışsınız. Sizden on dört yaş küçük Arkeolog Max Mallowan ile fırtınalı bir aşkın sonunda Eylül 1930'da evlenmişsiniz. 

Eşiniz Mallowan, sizin antik kalıntıları kazma işini sevmeyeceğinizden korkmuş. Ama aksine bu iş sizi büyülemiş, hayata ve yazmaya olan ilginiz yeniden canlanmış. 

1934'te "Doğu Ekspresinde Cinayet", 1937'de "Nil'de Ölüm" ve 1938'de "Ölümle Randevu" gibi ünlü ve başarılı romanlarını kaleme almışsınız. Boş zamanlarınızda karı koca el ele Irak'taki yıllık kazılara katılmışsınız.

Burada bir parantez açmak isterim; "Doğu Ekspresinde Cinayet" romanını bence dünyanın başkenti ve Türkiye'nin göz bebeği olan, birçok sanatçıya da ilham kaynağı olmuş İstanbul'da yazmışsınız. Beyoğlu'nda bulunan Pera Palas Oteli'nin 411 numaralı odası her İstanbul'a geldiğinizde uğrak noktanız olmuş. Size bir sır vereyim mi, film yapımcıları sizinle ilgili film çekmek istediklerinde bir medyum sizin kayıp 11 günün sırrının Pera Palas Oteli'nde saklı olduğunu söyler ve dikkatleri üstüne çeker. 

Hem eşinizle hem tek başınıza çok seyahat etmişsiniz. Kitaplarınızdaki birçok karakter yeni tanıştığınız kişiler olmuş. Esrarengiz olaylarla bezenmiş kitaplar sürpriz sonlarla tamamlanmış. Bu denli başarılı bir yazarın, yazma serüveninin kardeşiyle girdiği iddiayla başlaması da çok ilginç doğrusu. Kardeşiniz büyük bir teşekkürü hak ediyor, sizin gibi güçlü bir kalemi teşvik ettiği için.
Sevgili Agatha, 2. Dünya Savaşı’nda gönüllü olarak İngiltere’deki bir dispanserde görev almışsınız. Ve bu fedakarlığınızdan dolayı 1971’de İngiltere’nin en yüksek unvanı olan “Britanya İmparatorluğu Kadın Komutanı” nişanı ile ödüllendirilmişsiniz. Geziler, yeni yerler, yeni insanlar ve tadına doyum olmaz satırlar, sürpriz olay örgüleri, cinayetler, ipuçları, dedektifler, ilginç finalleri olan kitaplar...

İşte bir edebiyat dehasının hayatından birkaç sahne birkaç kesit.

Ve perdeler kapanır. 12 Ocak 1976, İngiltere Wallingford'da bedeniniz toprakla buluşup dünyadan ayrılsa da kelimeleriniz, fikirleriniz hep kitaplarda, sinema salonlarında ve tiyatrolarda yaşamaya devam edecek. 

Edebiyat alanında yolumuzu aydınlattığınız için sonsuz teşekkürler, sevgili Agatha...

***

Editör: Deniz İmre

EditörEditör