YORGUN ZEMBEREK
Yorgun görünce zembereği, kurur kaynağı pınarların,
Damarların basıncı ayrı renkler tanıtsa da hayata,
Aynı köşebaşına,
Aynı balkon dibine ve koridorlara,
Yığılır tonlarca göz sıvısı.
Bitmeyen sürek koşusuna bağrımın,
Oyun çağından yeni çıkmış yüreğimin sızısına,
Yeşerti umudumun belirteci tüm sızıntılara,
Delil olarak gösteriyorum seni inadına.
Sadece ömrünün ilk çeyreğinden azını
Biliyor ve onaylıyor kalem tutucular,
Kalanı sen hükmünde bir yaşam benimki.
Renkleri çerçevenin dışına akmış
O lirik akşam tabloları gibi düşün,
Kandilleri üflüyor meleğin teki,
Bir bende değil sizde de sönüyor ışıklar.
Karanlık bir sokağa vuruyorum kendimi,
Mega yerleşkede, usulca.
Sokaktan,
Burnumu ıskalayan parfüm kokularına aldırmadan,
Körlük sinavındaymışçasına,
Geçiyorum bir çırpıda.
Burnu sürtüyor böylece günah davetçilerinin.
Altında güvendeyim şimdilik
Bu ibretlik şemsiyenin.
Şehri yeniden keşfedip yeniden adlandırmak düşüncesi,
Hırpalayacak fena halde ellerimi.
Adımlarımı biçmek isteyecek eminim oraklılar,
Ürkütecek ve korkutacak çekiçleri
Çünkü evvel ahir kutsaldır ereğim.
Belki de bu yüzden bu sırdan küpün içinde
Çekinerek nazarından,
Sevdiğini sanıp hiç sevemeyenlerin,
Bir cafcaflı alev buketinde, erim erim,
İte kalka bir nabızla,
Epey pastoral bir solukla
Torlayıp toparlayıp yedi iklimi,
Haykırmaktadır her harfim,
Seni kadarsız, kalansız ve kusurdan arınmış sevdiğimi.
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz















































