SABAH
sessizdi sabah
erken kuşların şarkısı dışında
sessizliği kucaklıyordu
gürültü yolcusu dünyayı
yumuşak dokunuşlarla
yalnızdı
yalnızların hüznüne bürünmüştü derinden
ağlamaklıydı yine sabah
yeni bir güne başlarken
loş bir dünyaydı
aydınlığı yüzünü göstermeden
sahte sevgiler ve hırslar
yerlerini almadan kalplerde
ağaçlarda mutlu bir dinginlik vardı
taşıtlar yayılmadan yollara
henüz ezilmemişlerdi otlar
ayaklar altında
sabah sarmıştı ruhumu bir nebze
huzurun tılsımıyla
unutturmuştu hayat
dünden kalan kırıntılarını
dinlendirmişti varlığımı
sükutun sonsuz kuşatmasında
biraz daha vakit vardı
günün acılarıyla karşılaşmaya














































