O BİR SUÇLUYDU
Hüzün dolu bir akşamüstüydü, bir matem havası sarmaya başladı yüreğini, gözlerinde boncuk boncuk kabarcıklar oluşuyordu. Düşündükçe bir alev düşüyordu yüreğine, buram buram keder kokusu yayılıyordu...
Kaçak çayını demledi, bir de kaçak sigarasını yaktı. Önce şekersiz çayından bir yudum aldı ardından sigarasını ciğerlerine kadar derinden çekti... Bir deli divane gibi kendi kendine konuşuyordu...
Anlaşılır bir hali yok gibiydi, karmaşık duygular sergiliyordu. Onu görüp de şizofren olmadığına inanmak akıllıca bir yaklaşım olmazdı.
Evet o bir deliydi, akıllıca bir hali yoktu..
Gün gün hissizleşiyor, duyguları yok oluyordu, mekanik bir robota dönüşüyordu. Yaşamaya dair hevesi de kalmamıştı. İntihar etmiyordu lakin ölüme adeta aşık olmuştu...
Her gece ölümle hayali nikah kıyıyor ve açmamak üzere gözlerini kapatıyordu...
O bir suçluydu, onun kabahati çok büyüktü, büyük suçların cezasıda büyük olurdu. O müebbet hüzne mahkum olduğuna inanıyordu...
Zira tutunduğu her dal kırılıyordu. Sanki çürük bir iple kuyuya iniyor gibiydi. Oysa tutunduğu her dala güveni çok büyüktü...
O bir suçluydu ve suçu çok büyüktü...
Çünkü insanları seviyordu, onları önemsiyordu, onların acısını onlarla birlikte yaşıyordu.
Dertlerine derman olabilmek için tüm inkanlarını zorluyordu. Onun en büyük yatırımı insanlara içtenlikle kucak açmaktı...
O suçluydu ve suçu çok büyüktü...
Çünkü insanlara çok güveniyordu, dost kabul ettiklerine yüreğini ardına kadar açıyordu...
O suçluydu ve suçu çok büyüktü...
Çünkü girdiği her ortama yüreğiyle giriyordu, tüm insani ilişkilerini yüreğiyle gerçekleştiriyordu..
O suçluydu ve suçu çok büyüktü...
Çünkü çok duyguluydu, çok merhametliydi...
Darda olana cebini açardı, cebinde yoksa bir yerlerden bulur dostunu darlıktan kurtarırdı...
O suçluydu ve suçu çok büyüktü...
Çünkü çok fedakârdı, çok vefakârdı, çok içliydi...
O suçluydu ve suçu çok büyüktü...
Gamsız, duyarsız biri değildi....
O şimdi bir deli, duygusuz, ruhsuz, hissiz adeta bir ölü misali...
İçinde merhamet, güven denilen duygu kalmayan biri...
Yüreğinde merhamet ve güven yerine gam, keder, hüzün dolu biri...
Delirmiş bir insana deli demek en ucuz, en meşakkatsiz, en zahmetsiz, en kolay yaklaşımdır.
Oysa bu insan neden delirmiş demek çok daha anlamlı, çok daha derinlikli, çok daha insanca bir yaklaşımdır.













































