MUTLULUĞUN TARİFİ
Bir kere mutluluğun tarifini öğrendi isen
Bir çift gözde;
Nereye gitsen, hep o gözleri ararsın.
Başka gözlere bakarsın,
Olmaz.
O bakışların yerini tutuversin,
Dersin, olmaz.
Unutup arkanı dönüp gitmek istersin,
Olmaz.
Nerede mutlu oldu isen
Dönüp dolaşıp yönünü oraya çevirirsin.
Bulamazsın aradığını, aradığın yerde.
Başını önüne eğip
Başka hayatlara yürürsün.
Yaşadığın hayat senin olmaz.
Bir kaç gülücük ödünç alırsın,
Onları da kullanamazsın.
Tebessüm edip hadi bu sefer de öyle olsun deyip
Hayatına diz çökersin.
Yorulursun,
Elli yaşındaki kadına, gözyaşı akıtırsın.
Alnına kırışıklık düşer, kaşlarını çatarsın.
Kendinden kaç yaş küçük çocuğa,
Hâline acıtırsın.
Sonra bir gün onu görürsün,
O güler...
Senin dünyan güler, arefe günü çocuğu olursun.
Onun sesini duyduğun an yüreğin titrer,
Rahatça konuşabileceğin sözlerin hiçbirini kullanamaz, aptallaşırsın.
Mecburen,
Susarsın.
Sonra onu ne çok sevdiğini, kara kaleme anlatırsın.
Kalem anlar hâlinden
Ama yine de alamaz çok fazla derdini, yüreğinden.
Çünkü insanın yüreği sandığıdır.
Bütün eski anılar da sandıklarda saklıdır.
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz















































