KARIŞTI
Turnalar ötmüyor daha sazakta
Mundar sular aktı göle karıştı
İnsanın insana aklı tuzakta
Zihniyet acayip hâle karıştı
Âhir zaman geldi çattı kapıya
Dünya da yoruldu daha dönmeye
Yüz tuttu ateşler içte sönmeye
Har düştü etrafa küle karıştı
Dağın zirvesini dumanlar aldı
Yolların izleri bir bir kayboldu
Mazlumun çığlığı semaya doldu
Arş-ı gök kubbeye bile karıştı
Değişti devranın eski düzeni
Sattılar vicdanı, bozdular seni
Hak ile batılın kesişti yönü
At izi it izi kula karıştı
Her dilde fitne kök saldı büyüdü
Hak diye yenilen yetim tüyüdü
Dost görünen dostu çıkar bürüdü
Dostlar düşman oldu pula karıştı
Göklerde kuşların sesi kesildi
Toprağın nefesi üste dizildi
İnsanlık onuru yere serildi
Ümitler tükendi ele karıştı
İyiye değerse gözün nazarı
Kayboldu helalin kutlu pazarı
Kalmadı hak için doğru yazarı
Yazan kalemine hile karıştı
Dillerde tükenmiş son dua kaldı
Kalplerde yıkılmış bir yuva kaldı
Hak ile konuşan davaya kaldı
Adalet dikenli yola karıştı
Kötü zaman kaldı kendi hâline
Dert yağdı bulutun kara seline
Gam düştü feleğin ince teline
Var gücüyle vurdu tele karıştı
Gün döndü gecenin zifir tününe
Söz düştü mazinin ağır yönüne
Yel vurdu umudun solan gülüne
Kül oldu hayaller yele karıştı
Yollarda susuzdur kalan kervanlar
Mazlumun ahıyla dolar meydanlar
Haktan uzak düşen nice dermanlar
Bir bir akıp gitti sele karıştı
Levent’im gam çöktü gönül hanıma
Sis indi ufkumun dar meydanına
Kara yazdı felek düştü canıma
Feryadım figanım dile karıştı
***














































