GELEN BEKLENİYORDU
Kaçıncı yüzyıldayız? Hâlâ aklım almıyor
Büyüklüğü bilinen felakete
Bu kadar ansızın yakalanmak
Kader deyip geçiştirirsin
Ya da şapkanı önüne koyup düşünüp ders alırsın.
Korku masum gözlerde çöreklenmiş
Hareket ederse sanki sarsılacak korkusu
Robotlaşmış bedenler, ruhlar acıdan
Betonlar arasında kopan kol, bacak…
Acı ve üşüyerek son nefesi beklemek.
Bir nine başörtüsüz, beyaz saçları utangaç
Saçlarını ağarttığı yıllarda görmemişti böyle acı
Yaşanmışlığı yetersiz kalıyor, çaresizliğe düşüyordu
Yıkık camiler dilsiz ve sağır
Kulaklar ezan sesini arayıp durur.
Hoyrat bir felakete teslim olunmuştu
Dobra, tehdit etmeden yıkıyordu
Asırlar önce ne ritüeller yaratılmıştı
Sarsıp alaşa yaptığı insanlarca
Bilinmezliğin pençesinde kıvranıyordu insanoğlu.
Sayfalara not düşürttürmüştü kendisini
Yıkıp geçtiği tarihleri ezberletti
Ritüellerden gerçekliğe ayıl diyordu
Masallar tokken keyif verir, eğlendirir
Canı acırken, açken masal anlatma geri teper.














































