AYRILIK
Belki kolaydı senin için
Belki de kolay olani seçtin gitmek için,
Bir elvedayla.
Umut dolu hayatımızı,
Yaşanacak yeni baharları,
Her gün çocuk gibi sevdiğimiz çiçekleri,
Nazım’dan okuduğumuz şiirleri,
Ettiğimiz onca yeminleri,
Seni sevdiğimi görmezden gelip,
Fırtınanın kollarına bıraktın bu aşkı.
Yüreğinin kapılarını yavaştan kapatıp
Arkanı dönüp gitmiştin,
Darmadağın etmiştin.
Arkandan seslenememiştim;
İzlemiştim sadece gidişini, kayboluşunu.
İki damla yaş süzülmüştü gözlerimden,
Senden sonra.
Sessiz sessiz başımı önümü eğip
Dizlerimin üstüne çöktüm,
İlk defa bu kadar büyük kaybetmiştim.
İlk defa bu kadar tutsaktım.
Bir rüya olmasını ne çok isterdim;
Uyandığımda bir türküyü mırıldanırken
Sana eşlik etmeyi,
Uyandığımda gözlerine bakmayı,
Sana dokunmayı ne çok isterdim.
Unuttum senden sonra kendimi;
Adımı, yaşımı, yaşamı.
Küçücük bir çocuğun elinden kaçan
Sarı renkli bir uçurtmayım sanki.
Denizlerin ortasına düşmüş
Kimsesiz, sahipsiz…
Mevsim kış,
Mevsim kar, soğuk…
Gidecek bi evim bile yok.
Benim gibi
Sokaklarda üşüyor sensiz.
Bugün de sordum seni kuşlara,
Kaldırım taşlarına,
Sesini arıyorum her karesinde bu şehrin.
Yokluğunun zindanındayım,
Hayalini görüyorum hep.
Uzanıyorum ama dokunamıyorum,
Her defasında uzaksın.
Her defasında yüreğimi kanatan
Hayal kırıklığım,
Her defasında isyanlardayım…
Geçmişimle…
Geleceğimle kavgalıyım.
İsyanım kaderedir aslında,
Seni benden götüren…
Beni yaşarken öldüren
Beni yok eden o kadere…
Ölmek mi?
İşte tam da bu olsa gerek!..
***
Editör: Nevin Bahtışen













































