Bir insan, hatalı yapsın; ama yeter ki bir şeyler, bir iş yapsın. Hatalar düzelebilir, hiçbir şey yapmamaktan iyidir. Barış Ağabey için karşısındaki insanın genel profili bu olmalıydı. Boş konuşmamalıydı insan, öyle havaya girip kendini olduğundan başka göstermemeliydi. Böyle insanlarla ne iş yapmayı ne de arkadaşlık kurmayı isterdi.
Her eleştiriye, her farklı görüşe açık bir insandı. Belli başlı özelliklerinden birisi de iyi bir dinleyici olmasıydı. Söylenenleri mutlaka hafızasına kaydederdi, zamanı gelince de kullanırdı. Hiçbir zaman ben merkezli bir sanatçı olmadı. İnsanlardan fikir alırdı, onunla açık açık sohbet edilebilirdi.
Dürüstlüğü, cimriliği konusunda gazeteciler zamanında çok yazdılar, yanındaki elemana hakkını vermez diye... Bir gün dayanamadım "Telefon açıp konuşayım Ağabey." dedim. "Olmaz!" diye çıkıştı. Çünkü bu tür suçlamalara cevap verirse karşılıklı polemikler başlayacaktı. Konu uzayıp gidecekti. Barış Ağabey'e de yakışmazdı bu. Oysa en yakınlarından biriydim ben. Yanına girdiğimde doğru dürüst hiçbir şeyim yoktu, onun sayesinde kalkındım. Bu durum sadece benim için geçerli değildi. Barış Ağabey bir insanın mal sahibi olmasını isterdi. En çok da bir ev alması konusunda baskı yapardı insanlara. "Borç yiğidin kamçısıdır; gir borca al, Allah bir şekilde rızkını verir." derdi. Yuva önemliydi onun için.
O zamanlar eşimle ev almayı düşünüyorduk. Ama bir türlü elimizdeki parayı denkleştiremiyorduk. Barış Ağabey defalarca, yardım edebileceğini söyledi. Kabul etmek istemedim bunu. En sonunda dayanamadı ve beni eşimin çalıştığı bankaya götürdü. Eşime "Ben buna anlatamıyorum, kafasına girmiyor. Belki sen anlatabilirsin." dedi. "Bu evin yarı hissesinin parasını ben size ödüyorum, konser paralarından keseriz; yavaş yavaş ödersiniz." diye eşimi ikna etmeye çalıştı. Baktım eşim de yumuşuyor, o zaman bir şartla kabul edebileceğimi söyledim. Ölümlü dünya ne olacağı belli olmaz diye evin yarısının Lale Manço'nun üzerine yapılmasını istedim. Borcum bitince üstüme alacağımı söyledim.
insanların bir şeylere sahip olması önemliydi onun için... Asistanı araba alır, "Bak ayağını yerden kesecek bir araba aldı." derdi. "Borçla falan ödenir, önemli değil." diye de desteklerdi.
Yardım edilmesi gereken birine hissettirmeden el uzatırdı. Kimse anlamazdı. Bizim bile bilmediğimiz düzenli olarak ziyaret ettiği, destek olduğu insanlar vardı. O kadar çok yardım mektupları gelirdi ki, minibüs isterler markasına kadar yazarlardı. Ama bunlardan hiçbir gün bahsetmedi; yok ben buna yardım ediyorum, yok şu benim sayemde böyle oldu diye asla reklam yapmadı.
Yardım istemek için kapısına birçok insan gelirdi. Yeri geldiğinde Barış Ağabey bu insanları içeri alır, sorunu anlamaya çalışır. Bu konuda yapabileceği bir şey olursa elinden geleni yapmaya çalışırdı; ama elinden bir şey gelmeyeceğini biliyorsa da bunu açıkça söylerdi. Her şeyden önce insanları dinlerdi, sorunlarını tek tek anlatmalarını isterdi.
Kararlarını alırken mantığını da duygularını da dengede tutmaya çalışırdı. Sonuca ulaşmak için ani kararlar almazdı; uzun uzun düşünürdü.
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı 30 / Yedi Diyar Yedi Savaş
Ebru Bozcuk
Her Şey Geçiyor
Ayşe Parlar Gürkan
Gerçek Olmadan Önce
Ümmügülsüm Hasyıldırım
İşte O An
Hilmi Yavuz
Post-Truth [Hakikat-Sonrası] Travmalara Karşı Hakikat’i Söyleyebilme Cesareti: Parrhesia
Dilek Tuna Memişoğlu
Üzgünüz İstanbul
Şükrü Doruk
Oyalı Kâse Romanı Işığında Tesbitler
Sedat İlhan
Yeni İşim /2
Musa Aşkın
Veda Edebilmeyi Bilmek
Ahmet Furkan Demir
Teknofest Güneydoğu
Hüseyin Uyar
Distopya
Serhan Poyraz
Kırmızı Pazartesi / Gabrıel Garcıa Marquez
Cengiz Hortoğlu
Evine Hoş Geldin
Suna Türkmen Güngör
Bugün de Buradayım
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Hakan Cucunel
Avrupa Düşünce Dünyasına Bir Bakış
Deniz İmre
Normali Neden Kutsuyoruz
Nevin Bahtişen
Yarım Kalan ve Ufuktaki Düşler
Hamiyet Su Kopartan
Türkçemizin İncelikleri (I)
Mehmet Şahan
Paylaşmak /3
Gevher Aktaş Demirkaya
Perde Arkasındaki Söz Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar