SURETLER
Toprak hasretti,
Bereket ananın acıtmayan gözyaşlarına.
Hiçliğe terkedilmiş yaşlı iskelenin,
Yalnız gecelerini devirirken suya hasret,
Yakamozdan önce sen geldin.
Bütün yıldızlar kucağında.
Varoş düşlerimin
Geri dönülmez yol ayrımlarında,
Hasretliğim ölüm orucu.
Suretlerden arınmış suya düşen veda gibi
Okşadın kirlerimi.
Umutlarım tam da bırakmışken yerini karabasanlara;
Siliverdin, bakmaya unutkan gözlerimi.
Görebiliyorum,
Deniz şimdilerde mavi.
Köpüklerinde dans ediyor gelinlikler.
Gülümsüyor,
Sabaha yelken açmış çocuksu hayâller.
Geldin ya
Sokak aralarına zincirlenmiş ter kokuları artık sevecen.
Demi sen kokan çay dağıtıyor, şafağın koynunda Ahmet amca.
Öfkesi durulmuş kundaktaki bebenin.
Sıkışmış namlusuna kurşun, kahpe mavzerin.
Tut elimi,
Bırakma beni ayazların koynuna.
Bedenim çiğ,
Benliğim çıplak.
Ayak izlerini koyma ardına.
Tut elimi,
Bırakma suretlerin arasında.













































