OYSA BİR KERE DOĞMUŞTUM
Kaç kere öldüm bilmiyorum.
Eylülün kızıllığı çökmüştü akşamüstü.
Son gülleri, eylülün…
Dalından düşerken yaprak, hayata düşüyorum ben,
İşte o sarı yaprakların gölgesine.
Gazeller savruluyor.
Adı eylül.
Yansıyor kızıl gölge.
Rüzgâr fısıldıyor hafif hafif, titriyor yapraklar.
Güller, sızlıyor boynu bükük dikenlerin arasında.
Bülbüller, feryat figan,
Çığlıkları düşüyor toprağa.
"Hazırlan.” dedi.
Bir beyaz oda...
Bir beyaz gürültü kulağımda.
Bir sakinlik oluşuyor ilerleyen gecede.
Gündüz yaprak döken ağaçlar nasıl da sakinleşti…
Çiğ düşmüş geceden üzerlerine.
Kara bir gölge peşimde,
Tılsımlı bir gece…
Bu bir doğuş.
Kalbim gülüyor kıs kıs,
Ama ben bir çığlıkla açıyorum gözlerimi.
Hayat batırdıkça dikenini, ben defalarca ölüyorum.
Adı hüzün olan eylül akşamında,
O beyaz odadan, beyaz gürültüden,
Karanlık bir gölge üzerimde,
Doğuyorum gecenin avuçlarına.
Aynadaki o muhteşemlik…
Uzaktan uzaktan geliyor,
Turna, senin adın…
diye fısıldıyorlar kulağıma.
“Senin adın Turna olsun."
Sadakat.
Barış.
Sevda.
Aşk.
Türkü.
Kanatları sağlam.
Gülümsemeyi unutma.
Acılarını bir gülümsemeye gizleyecek kadar güçlü
ve güzel olsun,
Elif gibi.
Buğday başaklarını unutma.
Aynaya baktığımda yansıyan o yüz,
öldürdü bütün renkleri.
Bütün gülleri siyaha boyadı.
Kara bir gölge peşimde…
Unutma;
Kuşları,
At yüreğindeki cesetleri!
Maviye boya kanatlarını,
Gökyüzünü unutma!
Hoş geldin sevda kuşum.
Hoş geldin hüzün yanığım.
Bu bir doğuş.
Çokça ölmek için dedi kara bir gölge.
Korkma,
Her öldüm dediğinde, yeniden doğacaksın.
Çokça öleceksin.
Her ölüm bir doğuştur, unutma.
Annen seni bir kere doğurdu,
Sen defalarca…
Şimdi ağla.
Hakkın var.
Unutma;
Kuşlar uçmaktan asla vazgeçmezler.
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz













































