NOKTA VE MÂNÂ
Aşk bahsinde adını duyduğumda Züleyha,
Kalbimde yangın başlar, dilimde saklı dua.
Çöller yürür içimde, izini sürer rüzgâr,
Okyanus ortasında vahadayım Züleyha.
Kuyu derin, yol uzak, zaman kısadan kısa,
Yürek bir Yusuf gibi sabrının kuyusunda.
Sen ki mühür vurduğum kalbe sığmazsın ama
Yanana su da ateş yakar yine Züleyha.
Çehren kadim bir masal her gece uyuduğum,
Bakışların bir rüya, kavuşmaya yorduğum.
Bilinir her mânâda yalnız seni bulduğum,
Sükûtumda saklıdır adımların Züleyha.
Ben suskun bir seyyahım yolların kıyısında,
Sözün pusulam olur varlığın atlasında.
Adım adınla güzel, sensiz eksik her bir söz,
Sesim sana varınca tamam olur Züleyha.
Gamzen ki cennetime açılan gizli kapı,
Nice akıllı gönül orda kaybetti aklı.
Saçların gece değil, geceler senden doğar,
Ay bile senden alır gecesine iftihar.
Ben yangın harflerinden sarmalanmış bir dua,
Adınla tutuşurum gönül lokmam Züleyha.
Her cümle en sonunda sana vardı usulca
Ben daha ilk hecede yitip kaldım Züleyha.
Kirpiklerin gecenin yıldızlara komşusu,
Bakan her gönül orda kaybeder uykusunu.
Bir bakışın değince susar içimde zaman,
Dilimde adın kalır, kalbimde eski hicran.
Aşk kadim bir kitapsa yazgının satırında,
Ben suskun bir kelime; mânâ sensin Züleyha.
Ebedî bir mektupsa aşk, zamanın kıyısında,
Ben suskun bir noktayım; cümlem sensin Züleyha.
***
Yarışma şiiri editötyal çalışma yapılmamıştır














































