MEKTUBA CEVAP
Her mektupta sorarsın, "gurbet elde ne hâlin?”
Sevdiğim, dinle beni, ayrılık büker belim.
Oldum ihtiyar koca, sense taze bir gelin;
Bize imrenmesinler, anlat sen dostumuza.
Çok hayaller kurardık “mutluluk yakın”diye,
Gençliğimiz mahvoldu, sorma gülüm, "Ne?" diye.
Her yıl izne varışta zorla aldık hediye,
Kül basıyor adamlar ölmeden postumuza.
Seni getirmek için dolaştım kapı kapı.
Ev sahibi ev vermez, bu iş de yuttu hapı.
“Çadır kurayım” dedim, çıkartamadım tapu.
Avrupa'yı unutsun, söyle de neslimize.
İşten gelirim yorgun, yemek istemez canım.
Çalışırım madende, mikropla dolmuş kanım.
Sen bari arıyorsun, bize küsmüş vatanım.
Bizler de küser olduk o soylu aslımıza.
Bir dosttan ödünç aldım, göndereceğim para.
İşyerinden saldığım resmimi as duvara.
Hasta varırsam şayet düşünme kara kara.
Bir ömür böyle geçmez, can gelir kastımıza...
Sılaya geleceğim belki birinci aya.
Atımızı aldılar bizi koydular yaya.
İki göz kulübemiz taş çıkarır saraya.
Baba mirası evi uçurma üstümüze.
Daha hepsini yazsam üşütürsün kafayı.
Gençlik gurbette geçti, sürmedik sefayı.
Sana son vasiyetim: Bekleme Mustafa'yı.
Yaşayan ölü oldum, anlat dostlarımıza.














































