KOLTUK SEVDASI
Ona ram olanın vakarı erir,
Korkağı yüceltip kastıran koltuk.
Zirveye çıktıkça aşağı yürür,
Verdiğini geri kusturan koltuk.
Sevdasıyla yakar, çakmak istemez.
Gören başka yöne bakmak istemez.
Oturan bir daha kalkmak istemez.
Kardeşi kardeşe kestiren koltuk.
Ne menem bir şey bu koltuk sevdası,
Göze cazip gelir, hoştur edası.
Asırlar devrilse geçmez modası,
Takva hırkasını astıran koltuk.
Kibir baş gösterir, fikir dağılır.
Gönül hânesinde ihlas boğulur.
İzânı köreltir, akıllar alır.
Bedende ruhları kıstıran koltuk.
Kulu, kul eder de yoldan çıkarır.
Doğruları iyi hâlden çıkarır.
Nice yiğitleri elden çıkarır.
Fırsat urganıyla astıran koltuk.
Şeytan hüküm sürer gönlün üstünde.
Nefis sultan olur kulun üstünde.
Yalan yuva yapar dilin üstünde.
Gerçeğin sesini bastıran koltuk.
Sihirli kaftandır, giyenler azar.
Kulu zâlim eder, âlimi bozar.
İdraki öldüren gizli bir mezar.
Basirete serap gösteren koltuk.
Nûrfânî’yim, bir çul neyime yetmez.
Altından olsa da bana fark etmez.
Vallahi gözümde beş para etmez.
Mîzanı, tartıyı küstüren koltuk.
***














































