ÖYKÜ
Giriş Tarihi : 10-10-2023 13:10   Güncelleme : 10-10-2023 13:30

Kilit / Kenan Gül

Yazan: Kenan Gül -KİLİT

Kilit / Kenan Gül

KİLİT

Anlamsız bakışlarla inceledi; dokusu, işlevinin önüne geçmiş kapıyı. Yılların bezginliği üzerine o denli sert bir ifade yüklemişti ki; o hareketli, coşkulu günlerinden geriye sadece çiviyle sabitlenmiş iki menteşe kalmıştı…

Hiç kilit vurulmamış günleri de olmuştu elbet… Eş, dost, yaren sorgusuz girerdi içeriye. Hele çocukların sevinçle aralayıp, analarına sarılmaları; çaktırmadan, kaş ile göz arasında sokağa kaytarmaları…

Kaç gelin çıkmıştı, mutluluk duvağıyla üzerinden? Kaç kınalı kuzu askere yollanmıştı? Sayısını kendisi bile unutmuştu. Ve kaç kez yas tutulmuştu…

Hiçbir yüze tokat atmamıştı. Boş dönmezdi o kapıdan yürekler. Gizli bir sınırı vardı elbet. Sihri ise “yalnızlığını, kalabalık seslerle kapatmasında” saklıydı…

Her gönüle uygun renklere boyanıp bir dargın, bir barışık çarpılmalara alışmıştı. “İnsan bu yapar.” deyip gülüp geçmek yerine, üzerindeki tokmağa uzanan her ele ayrı bir “ılıklık” sunardı…

Biraz daha dikkatle incelemek için kapıya yaklaştı adam. Üzerindeki yaşlanma belirtileri gösteren çatlaklara takıldı gözleri. Elleriyle okşarken,”Şimdilerde böyleleri yapılmıyor.” diye söyleniyordu. Dalıp, gitmişken yanı başındaki çerçeve hışımla açıldı. Genç bir kız, beline kadar sarkıp bağırdı.

- Hayırdır babalık, kimi arıyorsun?
Canı sıkıldı adamın. Cevap vermeli miydi acaba?
-Bir şey yok kızım, öylesine işte…
-Başka kapıya babalık, bizden dilenciye bir şey çıkmaz...
“Dilenci mi?” Bu ne demekti şimdi? “Buyur, nasılsın?” demenin yerini bu “kaçak saldırı” mı almıştı?
“Tamam kızım, kusura kalma.” diyerek ağırca uzaklaşırken, penceredeki kızın sesi yine ona yetişmişti:
-Yürrrüü, ayak izlerini de götür…
Eh, yaşlıydı. Kapı ondan da yaşlıydı. Ne diyebilirdi ki? Yürürken düşünüyordu. “Ne oldu bize? Ne oldu bize?..” O an aklına, kapıdaki önemsemediği detay geldi. Yıllara meydan okuyan; soğuğu, sıcakla harmanlayıp içeriyi yaşanır yuva yapan eski kapının üzerine ilave olarak konulmuş dört yeni kilit vardı.

Gözleri doldu… İçeride mi olmak, yoksa dışarıda mı yaşamak?.. Döndü, tekrar aynı kapıya baktı.
Kapı aynı, kilitler farklıydı…

Editör: Hamit Gözümoğlu 

Truva Edebiyat Dergisi Truva Edebiyat Dergisi