ŞİİR
Giriş Tarihi : 25-09-2026 11:14

Kayıkhane / Mehmet Ali İpekçi

Mehmet Ali İpekçi -KAYIKHANE

Kayıkhane / Mehmet Ali İpekçi

KAYIKHANE

Pazarları dostlarla uğrardık kayıkhaneye
Şehrin bunca hengâmesinden sonra
Zamanı durdurur nefes alırdık 
Saklı salaş vahamızda
Raspalanmış kayıklar
Zamana yenilmiş çatlak tahtalar
Talaşlı reçine kokusu
Denizin iyot kokusuna karışırdı 
Derme çatma barakaların arasında
Böcek yenikli atık kalastan bir sehpa
Dürülmüş eski ağlardan uzunca minder
Mangalda kızaran balık bolca salata 
Tadımlık lakerda zeytinyağında çiroz
Rakı kallavi 
Güneş batmakta
Para geçmezdi bu sofrada
Her gelen bir şeyler getirir birlikte yenirdi
Ne artar ne de eksik kalırdı
Radyodan müzik 
Havasındaysa Kör Arif'ten klarnet
Ağarmış saçları sigaradan kavrulmuş bıyığıyla
Balıkçı Feramuz yavaş hareketlerle balığı çevirir
Yanan eline üfler küfür savururdu
Dilinde kayıp bir aşk hikâyesi 
Denizi severmiş bir de Mevhibe'yi
Balıktan kalan zamanda kürek çeker 
Haliç'in iki yakasında yolcu taşırdı
Yolcusu Mevhibe olunca
Kürekleri iki ileri bir geri çekermiş
Uzasa da yol çaresiz yanaşırmış 
Karşı ahşap iskeleye
Dalgalı denizde elini tutmuşluğu bile varmış
Sandaldan inişte
Kimse sormazdı isterse o anlatırdı
Çoğunu yutar duyulmazdı
Öyle uzun uzadıya değil
Cümlesiz kelimelerle
Yakamoza benzetirdi parıldayan tenini
Derken bir Rumeli türküsü tutturur
Türkünün bir yerine Mevhibe'yi kondururdu
"Aman Mevhibe canım Mevhibe
Bir memura kesildi yazgın Mevhibe"

***


Editör: Serpil Azapoğlu

EditörEditör